(1086 S. K. m. 409/5, 415)
Dava : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.03.2002 tarih ve 2000/88 - 2002/112 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı H... Uluslararası İnş. San.Tic. A.Ş.'ye ait arsada diğer davalı müteahhit tarafından yapılan temel kazısı sırasında, arsanın önünde bulunan müvekkiline ait hizmet binasında hasar meydana geldiğini ileri sürerek 31.015.125.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre, işlemden kaldırıldığı 20.11.2001 tarihinden itibaren 3 ay içinde yenilenmeyen davanın HUMK'nun 409/5.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargılamanın 28.09.2001 tarihli oturumuna gelmeyen davacı vekili mazeret dilekçesinde duruşma gününü kalemden öğreneceğini belirtmiş, mahkemece mazeret bu şekilde kabul edilmiş, ancak yeni duruşma günü davacı vekiline bildirilmemiş, duruşmanın bırakıldığı 20.11.2001 tarihli yeni oturuma davacı vekili gelmemiş, mazeret göndermemiş, gelen davalı vekili duruşmayı takip etmeyeceğini bildirmiş, mahkemece de dosya işlemden kaldırılmış, üzerinden üç ay geçtiği ve yenilenmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Oysa, bir tarafın mazereti kabul edildiği takdirde, masraf verilmiş ise onunla, verilmemiş ise duruşmaya gelen ve davayı takip etmek isteyen diğer taraftan alınarak, bu taraf da vermezse HUMK.nun 415 nci madde hükmüne göre suçüstü ödeneğinden karşılanarak, mazeretli sayılan tarafa yeni duruşma günü bildirilmelidir. Çünkü, işin mahiyetine ve mahkemenin türüne göre bir yargısal işlem ancak ya tefhim veya tebliğ ile geçerlilik kazanır. HUMK.nda mazeret üzerine gelmeyen tarafın duruşma gününü mahkeme kaleminden öğrenmesi konusunda bir hüküm yoktur. Hatta, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 05.04.1955 tarih ve 1591 - 1690 sayılı kararında, mazeret dilekçesinde, duruşma gününün kalemden öğrenileceğinin beyan edilmesinin dahi, bu usuli muamelenin ihmalini gerektirmeyeceği belirtilmiştir. O halde, mazeretli olduğu kabul edildikten sonra, duruşma günü kendisine bildirilmeyen tarafın yokluğunda karar verilemez.
O halde, davacı vekilinin bu yönlere ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy