(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2002 tarih ve 2000/945 - 2002/510 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin, yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, genel kurul nezdinde süresinde itiraz ettiği halde, itirazın yönetimce genel kurula ulaştırılmadığını, ihtarnamelerde yazılı borç miktarlarının farklı olduğunu, kısmi ödemelerin 2 nci ihtarnamede gösterilmediğini, ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 3 ay içinde genel kurula itiraz etmediği gibi bu süre geçtikten sonra dava açtığı, kaldı ki ihtarların haklı ve geçerli olduğu gerekçesiyle, davanın hem süre hem esas bakmadan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı kooperatifin yönetim kurulunca verilen ihraç kararı 26.5.2000 günü usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmiş olup,davacı,24.8.2000 günü notere gidip,ihracının genel kurulda görüşülmesinin yönetimce sağlanması isteğini içeren dilekçesinin APS yolu ile iletilmesini istemiş,noterce aynı gün işleme alınan bu dilekçe önce sehven davacıya,sonra davalıya tebliğe gönderilmiş,5.10.2000 günü davalı kooperatif yönetimine ulaşan dilekçe,üç aylık itiraz süresinin geçirildiğinden bahisle yönetimce genel kurul gündemine alınmamıştır.Mahkemece,davanın,üç aylık süre geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle,reddine karar verilmiştir.
Oysa,davacı dosyada mevcut sözü edilen dilekçesi ile,hakkındaki ihraç kararına genel kurul nezdinde süresinde itiraz etmiş olup,dilekçenin üç aylık süre geçtikten sonra davalı yönetime ulaşması sonuca etkili değildir.Bu itirazın,ilk toplanacak genel kurula yönetimce sunulması gerekmektedir. Nitekim, Davalı kooperatif anasözleşmesinin 23/4. maddesinde, yönetim kurulu tarafından verilen ortaklıktan çıkarma kararlarına itirazların incelenip, karara bağlanması genel kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3 ncü ve anasözleşmenin 14/2 ncü madde hükümlerine göre, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz edilmiş ise, artık yönetim kurulunun ihraç kararına karşı iptal davası açılamaz. Dava, genel kurul kararına karşı ve tebliğinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Zira, aynı hükümde, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, davacının halen davalı kooperatif ortaklığının devam ettiği gözetilerek, şayet yargılama aşamasında bu itiraz genel kurula intikal ettirilmiş ise, genel kurul kararı sonucu beklenilerek bu karar davacı ortak aleyhine çıktığı takdirde davaya genel kurul kararının iptali olarak devam edilmesi,böyle değil de itiraz genel kurula intikal ettirilmemiş ise, davacının ortaklık sıfatının devam ettiği dikkate alınarak bu gerekçe ile davanın reddine verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,2 nolu bentte açıklanan nedenle,diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy