(5846 S. K. m. 70)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.12.2001 gün ve 2001/769-380 sayılı kararı bozan Daire'nin 26.09.2002 gün ve 2002/4947-8169 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı E. Nalan Tokyürek vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasındaki 20.11.1997 tarihli dava konusu Usul Usul isimli kasette dahil olmak üzere üç adet müzik yapımının seslendirilmesine ilişkin sözleşmeyi gabin altında imzalamaya mecbur kaldığını, davalının bu sözleşmeye göre ödemesi gerekli %40 kar payını davacıya ödemediğini, gabinle muallel olan sözleşmenin 10.02.1998 tarihli ihtarname ile feshedildiğini ileri sürerek, sözleşmenin gabin nedeniyle feshedildiğinin tespitine, yine sözleşmenin karşı tarafın edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle feshine ve alacak tutarı 40 milyar liranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili bu dava ile birleşen davalarda da ayrıca 38.396.000.000 TL. nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, 20.11.1977 tarihli sözleşmenin gabin nedeni ile feshini icabettirir şartların bulunmadığını, davacıya gerekli ödemelerin yapıldığını, sözleşmenin feshedildikten sonra sözleşmeye dayanılarak tazminat isteminde bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini talep etmiş, karşılık dava ile de davacıdan sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 250.000 USD manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl dava ve 2001/436 sayılı birleşik davanın kabulüne, 1998/1474 sayılı birleşik dava ile karşılık davanın ise, reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin temyizi üzerine dairemizce asıl dava gabin iddiasının tartışılıp değerlendirilmemiş, sonucunun belirlenmemiş olduğu gerekçesi ile bozulmuş sair temyiz nedenleri ile karşılık dava ve birleşen davalara ilişkin temyiz incelemesi yapılmamıştır.
Davacı vekili, istemlerinin terditli olduğu ve mahkemenin tüm incelemeleri yaptığı iddiasıyla karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın terditli olarak açılmış olduğu nazara alınarak davacının isteminin gabin iddiası kanıtlandığında, FSEK hükümlerine, kanıtlanmadığı takdirde, yine FSEK hükümleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle sözleşmeye göre irdelenip karara bağlanmasının tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar verilmek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının yerinde görülmeyen karar düzeltme isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 5.970.000 lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca takdiren 86.700.000 lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 24.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy