(6762 s.TTK m. 1281) (765 s. S. K. m. 508)
Taraflar arasında görülen davada Beykoz Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 26.11.2002 tarih ve 2002/440-2002/873 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta Vekili tarafından istenmiş (...) gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı Vekili, müvekkiline ait ve davalı Şirkete kasko poliçesi ile sigortalı aracın çalındığını, açılan kamu davası sonucu davalı Abdulgafur'un emniyeti suiistimal suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, davalı şirketin emniyeti suiistimal eyleminin Kasko Sigorta Genel Şartları'na girmediği gerekçesiyle ödemede bulunmadığını ileri sürerek 3.587.100.000.-TL. araç ve sigorta bedelinin davalılardan temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili, araç için verilen teminatın sadece hırsızlık rizikosu ile sınırlı olup emniyeti suiistimal rizikosunu kapsamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Abdulgafur, aracın davacı tarafından kendisine bırakıldığı esnada evinin önünden çalındığını savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin de sorumlu olduğu gerekçesiyle her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan sigorta vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı Şirkete kasko poliçesi ile sigortalanmış aracın çalınması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkindir. T.T.K.'nun 1281/1. maddesi hükmüne göre, harp ve isyan olayları dışında kalan her türlü rizikonun sigorta teminatı içinde olduğu belirlenmiş ise de, aynı maddenin 2. fıkrasında, teminatın sözleşme ile sınırlandırılmasının da mümkün olduğu düzenlenmiş bulunmaktadır. Nitekim, Kasko Sigorta Genel Şartları'nın sigortanın kapsamını ve konusunu belirleyen A-1 maddesine göre, kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyetli davranışları, aracın yanması, çalınması veya çalınmasına teşebbüsten doğan zararlar sigortanın konusunu oluşturmaktadır. Bu düzenlemeden açıkça anlaşılacağı üzere TCK. 'nun 508 ve onu izleyen maddelerinde yer alan emniyeti suiistimal eylemlerinin kasko sigortasının konusunu oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Aynı Genel Şartlar'ın teminat dışı halleri düzenleyen A5 maddesi de A-1 maddesini tamamlayacak ve doğrulayacak şekilde düzenlenmiştir. Teminat kapsamı dışında kalan emniyeti suiistimal veya dolandırıcılık gibi eylemlerde, malik veya zilyet isteği ile malı başkasına verdikten sonra kendisine iade edilmemesi sonucu zarar gerçekleşmekte, hırsızlıkta ise başlangıçta bir teslim olmadan, rıza dışında mal alınıp götürülmektedir.
Davaya konu olayda da, davacının aracım davalılardan Abdulgafur'a bıraktığı, ancak aracın kendisine geri verilmediği, bu konuda Beykoz Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen kamu davası sonucunda, Abdulgafur Temiz'in davacıya ait aracı korumak için teslim almasına rağmen kullandığı ve arabayı geri vermeyip çalındığını iddia ettiği, çalındığı hususunu polise haber vermediği ve bu şekilde emniyeti suiistimal suçu işlediği kanaatine varılarak, davalı Abdulgafur hakkında emniyeti suiistimal suçundan mahkumiyete karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiştir. Buna göre, davacıya ait sigortalı aracın emniyeti suiistimal nedeniyle ziyaa uğradığının anlaşılması karşısında, meydana gelen bu zarar teminat dışında kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı sigorta şirketinin de sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılardan sigorta yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy