(6762 S. K. m. 12/11, 18) (1136 S. K. m. 169)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.11.2002 tarih ve 2001/1635-2002/1842 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Türk T... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın seyir halinde iken davalıların kontrolünde bulunan logar kapağını açık ve dik olarak bırakmaları neticesinde hasarlandığını ileri sürerek, TTK.nun 1301. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 1.771.324.500 TL. tazminatın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, kazada kusuru bulunmayan davalı Türk T... A.Ş. hakkındaki davanın reddire, davalı İ... hakkında açılan dava yönünden mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde İstanbul İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı Türk T... A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı İ...'ye ait logar kapağının açık ve dik olarak bırakılması nedeniyle davacıya kasko sigortalı aracın bu logar kapağına çarparak zarar gördüğü maddi oldusuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.
TTK.nun 18. maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın 12/11. maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır. Davalı İ...'nin kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun'da bu kurumun genel kurul,yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.
Nitekim,Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2560 sayılı Kanun'la tabi olan İ...'nin gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK.nun 18/1. maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görev alanına girdiğini 21.09.1983 gün ve 1980/11-2721 esas ve 1983/823 karar , 29.11.1995 gün ve 1995/11-647 esas ve 1995/1043 sayılı kararlarında benimsenmiştir.
Ayrıca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.10.1996 gün 1996/13-346 esas ve 1996/699 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi İ...'nin abonelerinden kullanma suyu ve atık sular için talep ettiği bedel konusunda çıkan uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu benimsenmişken, aynı kurumun şahıslara karşı haksız eyleminden dolayı idari yargının görevli olduğunu söylemek, 2560 sayılı yasanın uygulanmasında çelişki yaratacağından benimsenmesi de mümkün değildir.
Bu durumda tacir olan İ... ile davacının sigortalısı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan rücu davasına bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözönünde bulundurularak bu davalı yönünden de işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesinin 6. maddesine göre hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukat tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanır. Avukatın vekalet ücretine hak kazanması için celselere katılması şart olmayıp, davayı dilekçeler vermek suretiyle takip etmesi yeterlidir. O halde hakkında açılan dava reddedilen davalı Türk T... A.Ş. vekiline vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Türk T... A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu davalı lehine BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 06.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy