(2675 S. K. m. 2, 24/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.12.2002 tarih ve 2001/266 - 2002/773 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.10.2003 günde davacı avukatı Şükrü Salkaya ile davalılar avukatları Selçuk İlbaş ve Ali Avcı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı M... - Bank ile yaptığı istisna akdi gereği davalı bankaların M... - Bank'a teminat mektubu verdiğini, müvekkili ile Rus firması arasındaki ihtilaf nedeniyle Stockholm Tahkim Enstitüsü'nde açılan dava sonunda müvekkilinin Rus firmasından alacaklı olduğunun hüküm altına alındığını, müvekkilinin Rus firmasından alacaklı olması ve riskin kalmaması nedeniyle teminat mektuplarının serbest bırakılması talebinin davalılarca kabul edilmediğini ileri sürerek, mektuplar üzerinde bankanın riskinin kalmadığının tespiti ile mektupların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ... Bankası A.Ş. vekili, teminat mektubunun müvekkilince re'sen iptal edilemeyeceğini ve müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Y... ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tahkim kararına karşı davacının açtığı davanın derdest olduğunu, davacı ile Rus firma arasındaki sözleşme nedeniyle davanın M... - Bank aleyhine ve Stockholm Ticaret Odası Tahkim Enstitüsü nezdinde açılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, banka ile muhatap arasındaki garanti ilişkisinin, lehtar ile muhatap arasında istisna akdinden kural olarak bağımsız olduğu, ancak bankanın muhataba karşı ödeme yükümlülüğünün doğabilmesi için, öncelikle rizikonun gerçekleşmiş olması gerektiği, ayrıca muhatabın ödeme talebinin açıkça hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğinin ispat edilememiş olması gerektiği, davacının M... - Bank'tan Stockholm Bölge Mahkemesi'nin kesinleşen kararına göre alacaklı olup, Most -Bank'ın teminat mektuplarını paraya çevirme girişiminin "hakkın kötüye kullanımı" olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, muhatabı M...-Bank, lehdarı davacı olan ve davalı bankalarca düzenlenen kesin teminat mektuplarının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Y... Kredi Bankası AŞ tarafından düzenlenen teminat mektubunda "Mevcut garanti; ICC, Garanti Talepleri Yeknesak Kurallarına tabidir."hükmü yer almaktadır. Bu kayıt, T.İ... Bankası AŞ tarafından düzenlenen teminat mektubunda ise bulunmamaktadır. Bununla birlikte her iki davalı banka tarafından düzenlenen teminat mektuplarında "Bu garanti İsviçre yasalarına göre yönetilip, yorumlanacaktır."hükmü yer almaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 28.11.2002 günlü bilirkişi raporunda, İsviçre Hukuku'nun da incelendiği ifade edilmiş ise, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken yabancı hukuk kuralları dosyaya sunulmamıştır.
Hakim, MÖHUK.nun 2.maddesi hükmüne göre, bir davada yabancı kanunun uygulanıp uygulanmayacağını kendiliğinden araştırmakla yükümlüdür. MÖHUK.nun 24/1. maddesi hükmüne göre ise, sözleşmeden doğan borç ilişkileri, tarafların açık olarak seçtikleri kanuna tabidir. Taraflar arasındaki sözleşme hükmü sayılan teminat mektubunda yer alan hüküm gereğince, dava konusu uyuşmazlığa İsviçre yasalarının uygulanması gerekmektedir. Bu durumda mahkemece, işbu davada uygulanması gereken İsviçre yasalarını veya ilgili mevzuatı sunması için taraflardan yardım istemesi ve TC.Adalet Bakanlığı aracılığıyla ilgili yasa hükümlerinin celbi ile, bilirkişi raporunun, getirtilen yabancı yasa hükümlerine uygun olup olmadığının denetlenmesi gerekirken, sadece bilirkişi raporunda yazılı gerekçelerle yetinilerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 07.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy