(4822 S. K. m. 38) (4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2002 tarih ve 2001/717 - 2002/1095 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 24 ay vadeli, dövize endeksli, 20.000 DEM tutarındaki taşıt kredisi aldığını, yaşanılan ekonomik kriz nedeniyle edimler arasında dengesizlik meydana geldiğini, hakimin sözleşmeye müdahale etmesi gerektiğini iddia ederek, 944.40 DEM tutarındaki aylık taksitlerin ihtiyati tedbir kararında belirtilen döviz kurundan devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyarlama koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, uyarlama koşullarının oluşmadığı, ekonomik krizin her iki tarafı aynı ölçüde etkilediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, dövize endeksli taşıt kredisi sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
06.03.2003 tarihinde kabul edilen,14.03.2003 tarih 25048 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4822 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 38 nci maddesi hükmü uyarınca, dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin yayınlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle, 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c,10 ve 23/1 nci maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak tüketici mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece, dosyanın İzmir Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy