(6762 S. K. m. 1292, 1299/1) (818 S. K. m. 101/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.11.2002 tarih ve 2001/615 - 2002/1045 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalı olduğu esnada hasarlandığını, davalı şirketin 4.017.000.000 TL ödeme yaptığını, hasar bedelinin 6.000.000.000 TL olduğu ileri sürerek bu bedele işleyen yasal faizin ve şimdilik 2.562.000.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait araçdaki hasarın yüksek olması nedeniyle onarımı ekonomik olmadığından pert - total işlemi yapıldığını, buna göre belirlenen 3.650.000.000 TL tazminat değeri ve yeni araç alım satım masrafları dahil olmak üzere 4.017.000.000 TL'nın davacı adına tevdii mahalline yatırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, araçta meydana gelen hasar bedelinin 5.000.000.000 TL olduğu ve sigortaca ödenen miktarın düşüldükten sonra 983.000.000 TL'nin kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 983.000.000 TL'nin faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigortasından kaynaklanan sigorta bedeli alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, temyiz itirazında hasarın 26.10.2000 tarihinde oluştuğunu ancak sigorta şirketinin eksik hasar bedelini geç ödediğini, bu miktara faiz uygulanması gerektiğine ilişkin dava dilekçesinde istemleri olmasına rağmen bu konuda mahkemece karar verilmediğini ileri sürmüştür. T.T.K'nun 1299/1 maddesi uyarınca mal sigortalarında sigorta bedelini ödeme borcu, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı yasanın 1292.maddesine göre doğduğu tarihte muaccel olur ve Borçlar Kanunu'nun 101/2. maddesi uyarınca ihbar olunan günün bitimi ile sigortacı temerrüde düşer. Buna göre mahkemece öncellikle hasarın davalı sigorta şirketine ihbar tarihi, davacı tarafından davalıya sigorta bedelini ödemesi için önel verilip verilmediği hususlarının tarafların bu konuda gösterecekleri delillere dayalı olarak belirlenmesi ve bu şekilde temerrüt tarihi saptandıktan sonra, temerrüt tarihinden bankaya yatırıldığı tarihe kadar eksik hasar bedeli olarak kabul edilen 4.017.000.000 TL için faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy