(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 9, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2002 tarih ve 2001/431 - 2002/790 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Bekir B. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı Bekir B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava kasko sigortasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Sigortacı tarafından halefiyet ilkesi uyarınca açılan dava, niteliği itibariyle bir tazminat davası olup, sigorta ettiren zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyorsa sigortacının da rücu davasının aynı yer mahkemesinde açması gerekir.
Sigortacının zarar sorumlusuna karşı açacağı davada kural olarak HUMK.nun 9 ncu maddesi hükmü uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi yetkilidir. Yine aynı madde hükmü uyarınca davalı birden fazla ise, rücu davası bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Hatta, HUMK.nun 21 nci maddesine göre, haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesi de yetkilidir. Bahsedilen yetki kurulları, kesin yetki kuralları olmayıp, mahkemece kendiliğinden gözetilemez. Davacı, yetkili mahkemelerden birinde dava açma hakkına sahiptir. Bu hakkını doğru şekilde kullanmadığı zaman seçim hakkı davalıya geçmektedir. Somut olayda, davacı davasını, her iki davalının da ikametgahı olmayan İstanbul Mahkemeleri'nde açmıştır. Bu yer, kazanın meydana geldiği yer de değildir. Davalı Bekir B.'na usulüne uygun tebligat yapılamamış, dava açıldığını öğrendikten hemen sonra süresinde davanın kazanın olduğu yer Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bakılması gerektiği yönünde yetki itirazında bulunmuştur. Diğer davalı sigorta şirketi davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğu ve diğer davalı A... Sigorta A.Ş.nin ikametgahının İstanbul olduğu gerekçesiyle yetki itirazı ret edilmiştir. Ancak, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı olmadığı gibi, diğer davalının ikametgahı da Şişli İlçesi'ndedir. Dolayısıyla, mahkemenin yetkisi, davalı A... Sigorta A.Ş. hakkında açılan dava itibariyle kesinleşmiştir. O halde, davalı Bekir B. hakkında davanın yetkili mahkemede açılmadığı, süresinde yetki itirazında bulunduğu, davanın, kazanın meydana geldiği Babaeski Mahkemeleri'nde bakılması yönünde seçim hakkını doğru olarak kullandığı nazara alınarak, hakkındaki davanın tefrikiyle yetki itirazının kabul edilip, bu davalı bakımından yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı Bekir B.'nun diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı Bekir Baltacıoğlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Bekir Baltacıoğlu vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy