(818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2001/199-2002/688 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.10.2003 günde davacı avukatı Rabia Balkanlı ile davalı avukatı Altınay Atay gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, işçi emeklilerinin kömür ihtiyacını temin için müvekkili ile Türkiye İşçi Emeklileri Cemiyeti Genel Başkanlığı arasındaki protokol gereği SSK tarafından işçilerin aylıklarından kesilen kömür bedellerinin davalı banka nezdindeki davacı şirkete ait hesaba gönderildiğini, hesaptaki paranın davalının kusuru nedeniyle yetkisiz şahıslara ödendiğini ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte şimdilik 345.617.858.321 TL. nın temerrüt tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bankanın hatırlı müşterileri olan Engin Tahmaz ve Fedai Tahta'nın davacı şirket adına hesap açtırdığını ve şirkete ait anasözleşmeyi ibraz edeceklerini söylemeleri üzerine banka çalışanlarınca şüpheye düşülmediğini, sonradan Sefa Dönmez ve Hasan Yeşilkaya'nın kağıt üzerine davacı şirket ortağı olduğunun anlaşıldığı ve bu 4 kişi tarafından bankanın dolandırılmaya çalışıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirket hesabına gelen paranın temerrüt tarihine kadar vadesiz hesaba uygulanan %5 faiziyle birlikte 345.617.858.321 TL.na ulaştığı, davalı banka tarafından şirket adına hesap açarken gerekli sicil kayıtlarını ibraz ettirmemeleri nedeniyle ağır kusurlu olduğu, bankanın sorumluluğu tamamen ortadan kalkmamakla beraber, tacir olan davacının basiretli hareket etmesi gerektiği, ortaklar arasında sorun yaşansa da hesaba gelen paraların akibetini araştırması gerektiği, buna uygun davranmayan hesap sahibinin de kusurlu olduğu, olayın oluş şekli dikkate alınarak gerçekleşen davacı zararından BK.nun 43. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği sonucuna varılarak, 160.000.000.000 TL.nın 24.01.1999 tarihinden itibaren %70 ve değişen oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu olayda BK.nun 43. maddesi hükmünün uygulanmasının mümkün bulunmamasına karşın, mahkemece davacı alacağından yapılan indirimin 44. maddesi hükmü gereğince yerinde olduğunun anlaşılmış olmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 275.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte taraflardan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 4743 sayılı Yasa'nın 6 ncı maddesinin B/4 bendi gereğince, Emlak Bankası yargı harçlarından muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 14.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy