(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Nazilli Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.12.2002 tarih ve 2001/623 - 2002/644 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, 1998 tarihinde istifaen ortaklıktan ayrıldığını, aradan 3 yıl süre geçmesine rağmen kooperatifçe hiçbir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilince kooperatife yatırılan paranın tahsili amacıyla girişilen takibe de davalı tarafından kısmen itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan kısmi itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davcının 09.10.1998 tarihinde istifa iradesini kooperatife bildirdiği ve istifanın 20.10.1998 tarihinde kabul edildiğini, çıkmanın kabul edildiği yıl bilançosuna göre davacı ödemelerinin (930.000.000.-) TL olduğunu, ancak, kooperatife (125.000.000.-) TL gecikme zammı borcu, (76.520.166.-) TL genel gider farkı ve (270.072.000.-) TL kooperatif yöneticisi olduğu dönemde Kooperatifler Kanunu'na ve ana sözleşmeye aykırı olarak almış olduğu muhasebeci ücretlerinin mahsubu sonucu bulunan miktarın kooperatifçe kabul edilen tutara denk düştüğünü belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin (395.480.000.-) TL üzerinden devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, ortaklıktan istifaen ayrılan ortağın ortaklıktan çıktığı tarihe kadar üyelik hak ve vecibeleri devam eder.Bu durumda,davacı ortağın ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar olan gecikmiş ödemelerinden kaynaklanan gecikme faizi borcunun da alacağından mahsubu gerekirken, bu hususta yeterli incelemeye dayanmayan bilirkişi raporuna istinaden hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının ortaklıktan yarıldığı tarihe kadar olan gecikme faizi borcunun hesaplanarak davacının alacağından mahsubundan ibarettir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy