(1163 S. K. m. 16, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.11.2002 tarih ve 2001/805-2002/942 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, akçalı vecibelerini yerine getirmediğinden bahisle hakkında ihraç kararı alındığını, oysa kooperatifçe tatbik edilen aylık % 20 faiz oranının çok fahiş olduğunu belirterek, müvekkili hakkında alınan ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalı kooperatifin davacının ihracına dair aldığı kararın yasa ve ana sözleşme hükümlerine uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortağı olan davacının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, davalı kooperatif yönetim kurulunca alınmış ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 27.maddesine göre, parasal yükümlülüğünü yerine getirmeyen ortağa birinci ihtar ile yükümlülüğünü ana sözleşmede belirtilen makul süre içerisinde ödemesinin istenmesi, verilen sürede ödenmemesi durumunda ikinci ihtar ile yine aynı miktar için bir ay ödeme süresi verilmesi zorunludur. İhtarların haklı olabilmesi için istenen borç miktarı kadar ortağın borcunun bulunması gerekmektedir. Yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortağın borçlu olduğu saptandığı taktirde, ihtarnamelerde istenilen miktar ile ortağın belirlenen borcu arasında ortak aleyhine bir fark ortaya çıkarsa artık gönderilen ihtarnamelerin ana sözleşme ve Kooperatifler Kanununun 16 ve 27.maddelerine uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde, davacıya gönderilen ihtarnamelerde yer alan borç miktarlarının gerçeğe uygun olup, olmadığının mahkemece değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, borcun dayanağını teşkil eden genel kurul tutanakları da dosyaya celp edilmek suretiyle, davacıya gönderilen ihtarnamelerdeki borç miktarlarının doğru olup,olmadığının belirlenmesi gerekirken noksan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy