(818 S. K. m. 471)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.09.2002 tarih ve 2001/813 - 2002/541 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.10.2003 günde davacı avukatı Zeki İbrahim Postlu ile davalılardan Dedeman Holding A.Ş. avukatı Ali Naşap gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu dava dışı şirketten alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde şirketin hastane olarak kullandığı adresteki 54 kalem malın haczedilerek firma avukatı davalı H.Hilmi Yılmazer'e yed-i emin sıfatı ile teslim edildiğini, mahcuz malların, mülkiyeti davalı Dedeman Holding A.Ş.ne ait binada Küre Özel Sağlık Hizm. A.Ş.ne muvazaalı işlemlerle kullandırıldığının tespit edildiğini, mahcuz malların yerinde satışı işleminin binanın giriş-çıkışları davalı Dedeman Holding A.Ş. tarafından kapatılarak satışın engellendiğini ileri sürerek, davacının uğradığı zarar nedeniyle 37.158.000.000. TL ile 500.000.000. TL munzam zararın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.Hilmi Yılmazer, haciz ve muhafaza dışındaki (mahallinde satış gibi) icra işlemlerinde çilingir vasıtasıyla kapalı yerin icra memurluğunca açtırılmayacağını, satışın yapılamaması nedeninin diğer davalının satış mahalline girilmesini engellemesi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacı şirkete borçlu olan Sevgi A.Ş.nin müvekkiline ait mecurdan yargı kararı gereği 17.12.1999 tarihinde tahliye edildiğini, haciz ve satış tarihinde takip borçlusu Sevgi A.Ş.nin kiralama konusu mecurda ve mecurda bulunan mallar üzerinde hiçbir tasarruf yetkisi olmadığını, malların leasing firmalarına ve Küre A.Ş.ne ait olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, yedieminin görevine aykırı bir davranış veya ihmalin söz konusu olmadığı, Küre A.Ş.nin 25.06.2001 tarihli tahliye protokolü ile hastane binası içinde bulunan finansal kiralamaya konu menkul malları bırakarak binayı tahliye edip davalı Dedeman Holding A.Ş.ne teslim etmiş olduğundan adı geçen davalının sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Dedeman Holding AŞ hakkında verilen hükme ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı Dedeman Holding AŞ hakkındaki hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı Hasan Hilmi Yılmazer hakkındaki hükme ilişkin temyizine gelince; Dava, yedieminlik görevini ihlal nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Davacının alacaklı olduğu dava dışı Sevgi Özel Sağlık Hizmetleri A.Ş. hakkında başlattığı icra takibi sonrasında borçlunun Tunus Cad. No:28, Kavaklıdere-Ankara adresinde bulunan malları 13.06.2000 günü haczedilmiş, mahcuz mallar yediemin sıfatı ile davalı Hasan Hilmi Yılmazer'e teslim edilmiştir. Davalı Hasan Hilmi Yılmazer ise, icra dosyasına verdiği 12.06.2001 tarihli dilekçe ile, mahcuz malların halen Büklüm Sok. No:4, K.Esat-Ankara adresinde bulunduğunu bildirmiştir. İcra memurluğunca alınan karar gereği, mahcuz malların satışı için gelinen Büklüm Sok. No:4, K.Esat-Ankara adresinde, davalı Dedeman Holding A.Ş. görevlileri, bu yerin Dedeman Holding A.Ş.ne ait olduğunu, borçlu şirketin burayı bir yıl önce tahliye ettiğini, içeride borçlu şirkete ait hiçbir malın bulunmadığını belirtmişlerdir. Bunun üzerine satış işlemi gerçekleştirilemeyerek, tutanak tutulmuştur.
BK.nun 471 nci maddesi uyarınca, yediemin, bütün ilgililerin muvafakati veya hakim kararı olmadan kendisine tevdi edilen mahcuz malları hiç kimseye iade edemez. Mahcuz malların haczedildiği yer ile, satış tarihinde mahcuz malların bulunduğu adres ayrı yerlerdir. Bu malların yer değişikliğinin nedeni ise, davalı yediemin tarafından açıklanmamıştır. Mahkemece, mahcuz malların haczedildiği yerden başka bir yere götürülme nedeni davalı H.Hilmi Yılmazer'den sorularak, bu durumun BK.nun 471 nci maddesi hükmü de göz önüne alınarak, yedieminlik görevini ihlal sayılıp sayılmayacağının araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Dedeman Holding A.Ş. hakkında verilen hükme ilişkin davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile davalı Dedeman Holding A.Ş. hakkındaki hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı Hasan Hilmi Yılmazer hakkındaki hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalı Dedeman Holding A.Ş.ne verilmesine, aynı miktarda vekillik ücretinin davalı H.Hilmi Yılmazer'den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy