(818 S. K. m. 11, 19, 20, 21)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.05.2002 tarih ve 2001/933 - 2002/452 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan dövize endeksli konut kredisi sözleşmesi uyarınca tarafların edimleri arasındaki dengenin, olumsuz ekonomik gelişmeler sonucunda müvekkili aleyhine bozulduğunu ileri sürerek, sözleşmenin değişen şartlara uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 2000 yılı Kasım ve 2001 yılı Şubat ayında meydana gelen ekonomik kriz sonucu tarafların edimleri arasındaki dengenin davacı aleyhine bozulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından yapılan aylık ödemelerin dava tarihinden itibaren (752) Alman Markı olarak uyarlanmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, dövize endeksli konut kredisinin uyarlanması istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 30.11.2000 tarihli kredi sözleşmesi uyarınca davalı bankadan 60 ay vadeli (40.000) Alman Markı bedelli konut kredisi aldığını, Şubat 2001 tarihinde meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle sözleşme şartlarının çekilmez hale geldiğini ileri sürerek, sözleşmenin uyarlanmasını talep etmiş, mahkemece bu talep yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşme hukukunun temel ilkesi Ahde Vefa (Pacta Sund Servanda) olup bu ilkeden ancak, tarafların iradesi dışında ve öngöremeyecekleri gelişmeler nedeniyle edimler arasındaki dengenin taraflardan birisinin ekonomik hayatını tehdit eder derecede bozulması ve buna bağlı işlem temelinin çökmesi halinde ayrılmak mümkündür. (Clasula Rebus Sic Stantibus).
Dava konusu olayda ise esasen ülkemizin yıllardır içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle enflasyon ve devalüasyonda meydana gelen sürekli artışlar dikkate alındığında, öngörülemeyen bir durumdan söz edilemeyeceğinden mahkemece, koşulları oluşmayan uyarlama davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy