(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.12.2002 tarih ve 1996/616 - 2002/971 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkiline tahsis edilen 95 m2'lik C Blok Zemin Kat:7 nolu dükkanın davacıya ait olduğunun İzmir 1.Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada tespit edilerek kesinleştiğini, buna rağmen davalının dükkanı teslim etmediğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'ine ve 95 m2'lik arsa payının davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, 09.02.1998 tarihli ıslah dilekçesiyle ifa imkansızlığı nedeniyle taleplerinin yerine getirilememesi halinde 20.000.000.000.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre mahkemenin 1987/1003 Esas sayılı dosyasında verilip kesinleşen kararla dava konusu dükkanın davacı adına tespitine karar verildiği, proje değişikliği nedeniyle dükkanın fiilen mevcut olmadığı, bu nedenle davacının dükkan yerine tazminat istemekte haklı olduğu, davalı tarafça davacıya başka bir dükkan teklif edilmiş ise de davacının bunu kabule zorlanamayacağı, dükkanın alanı konusunda davacı iddiasının kabul edilmesi gerektiği, dükkanın değerinin birbirini doğrulayan bilirkişi raporlarına göre 6.000.000.000.-TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 6.000.000.000.-TL.nın ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, kendisine ait olduğu tespit edilen dükkanın fiilen mevcut olmaması nedeniyle tazminat talep etmiştir. Uyuşmazlık, tazminatın ne şekilde hesaplanacağı konusunda toplanmıştır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.
a)Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
b)Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
c)Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkarılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.
d)Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
e)Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani sonuç olarak, (4) numaralı bentte bulunan miktar, (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktara (4) numaralı bentte bulunan davacı ödemelerinin güncel değerinin ilave edilmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talepte değerlendirilerek) bu miktara hükmedilecektir.
Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar eden mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy