(1086 S. K. m. 440, 442) (406 S. K. m. 4, 30)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.06.2002 gün ve 2002/17-343 sayılı kararı onayan Daire'nin 31.01.2003 gün ve 2002/9782-2003/977 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, esas davada müvekkili şirketin internet servis sağlayıcısı olarak faaliyette bulunduğunu ve abonelerine internete bağlanma olanağı verdiğini, müvekkilinin bu faaliyette davalıya ait data hatlarını kullanmak zorunda olduğunu, davalının bu hususta tekel hakkını haiz olması sebebiyle müvekkilinin bu hizmetleri başkasından alma hakkının mümkün bulunmadığını, davalının anılan hizmetleri bir sözleşme kapsamında ve bedel mukabilinde müvekkiline ve diğer kuruluşlara verdiğini, davalının Nisan 2001 tarihinde yaptığı tarife değişikliği ile müvekkili ve aynı durumda olan internet sağlayıcısı şirketler bakımından aylık ücret, kira bedeli, bağlantı ve sair ücretleri % 100 mertebesinde artırdığını, oysa kendi şebekesi olan TTNet için söz konusu fiyat artışlarını % 20'ler seviyesinde tuttuğunu, bu hususun keyfi ve tekel hakkının suiistimali niteliğinde bulunduğunu ve müvekkili şirketin ticari faaliyetlerinin devamını tehlikeye soktuğunu, mahkemece verilen tedbir kararı nedeniyle bu fahiş fiyat artışlarını durduran davalının bu kez de Aralık 2001 ödeme günlü faturalarına yansıttığı % 300'ü aşkın zam oranları içeren tarifeyi internette yayınlayarak yürürlüğe koyduğunu, bu artışın da TTNet'e yansıtılmadığını, davalının bu keyfi tutumunun önlenmesi hususunda da tedbir kararı alındığını, bu tutumun 406 sayılı Yasanın 4/b ve 30 ncu maddelerine aykırı olduğunu ve haksız rekabet yaratıldığını, bu tutumu nedeniyle Rekabet Kurumu'nun davalı hakkında ceza uyguladığını ileri sürerek, davalının Kasım 2001 tarihinden itibaren ödenecek faturalarda geçerli olmak üzere yürürlüğe koyduğu fahiş ücret artışlarıyla yarattığı muazaranın men'ine, söz konusu tarifelerin iptaline karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise, davalının anılan tarife uyarınca müvekkilinden talep ettiği 5.12.2001 son ödeme tarihli fatura bedeli (224.064.500.000) TL.nin ihtirazi kayıtla ödendiğini belirterek, ihtirazi kayıt konulan (125.474.200.000) TL.nin ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, dava ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK. nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK. nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 16.090.000. lira karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3. madde hükmü uyarınca, takdiren 86.700.000. lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 09.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy