(6762 S. K. m. 4, 801, 804)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 2001/1123 - 2002/1551 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ve ailesiyle davalıya ait uçakla Sardunya'ya bir haftalık tatile gittiklerini, valizlerin varma yerinde teslim edilmemesi üzerine tatillerini yarıda keserek, İstanbul'a döndüklerini, dönüşte valizlerinin dört gün gecikmeyle ve hasarlı olarak teslim edildiğini, maddi ve manevi zarara uğranıldığını ileri sürerek, (1.527) USD, (1.399.350.000) TL ve (522) İtalyan Lireti maddi ve (3) milyar lira manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, valizlerin yanlışlıkla Milano havaalanında kaldığını, bir gün gecikmeyle ulaştırıldığında davacı ve ailesinin İstanbul'a dönmüş olduklarını, valizlerin İstanbul'da eksiksiz teslim edildiğini, tatilin yarıda kesilmesini gerektirici neden bulunmadığını, zarar iddiasının dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, süresinde verdiği ek cevap dilekçesiyle de işbölümü itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve tanık anlatımlarına göre, T.T.K.'nun 804.maddesi uyarınca bagajın da yolcu ile birlikte varma yerine ulaştırılması olduğu, bir günü geçen gecikmenin yedi günlük tatilden vazgeçmek için makul bir süre olduğu, aynı yasanın 801.maddesinde belirtilen iki günlük sürenin kıyas yoluyla uygulanabileceği ve davacının tatil ücretinin iadesi isteminin yerinde olduğu, (8) gün içinde bagaj hasarı tespitinin yaptırılmaması, fiilen hava yolu ile yolculuk yapılması, alışverişlerin kendi malvarlığında kalması nedeniyle diğer, maddi zararın iddia olunanın yerinde olmadığı, davalı taşıyanın özensizliği sonucu ailece planları altüst olan üzüntü yaşayan davacının manevi tazminat isteminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (1.047) USD'nın ve taktir edilen (3) milyar lira manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekillerince temyiz edilmiştir.
1-) Uyuşmazlığın, uluslararası hava taşımasından kaynaklanması nedeniyle Türkiye'nin 01.08.1963 tarihinde kabul ettiği Varşova Konvansiyonu hükümleri yerine, olaya uygulama yeri bulunmayan T.T.K.'nun kara taşımasına ilişkin hükümlerine göre çözüme bağlanması isabetli görülmediğinden, kararın öncelikle bu yönden bakımından bozulması gerekmiştir.
2-) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle T.T.K.'nun 4.maddesi uyarınca ticari davalardan olması nedeniyle davalı vekilinin esasa cevap süresi içerisindeki işbölümü ilk itirazı doğrultusunda dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesi gerekirken, esasa girilerek karar verilmesi de doğru bulunmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
3-) Bozma kapsam ve içeriğine göre,esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, esasa ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy