(1086 S. K. m. 455, 456) (818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2002/216 - 2002/1058 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2003 günde davacı avukatı İbrahim Yılmaz ile davalı avukatı Mine Özaydın gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Şaban F.'ın oğlu Murat F.'ın 02.08.1995 günü tren ile peron arasına düşerek her iki bacağını da kaybetmesine neden olan tren kazasına maruz kaldığını, davacı Murat'ın periyodik aralıklarla değiştirilmesi gereken ortopedik protez bacak kullanmak zorunda kaldığın ileri sürerek, şimdilik her iki davacı için 250.000.000'ar TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talep ettiği protez nev'inin ve değişme periyodlarının sorulması gerektiğini, davacılardan baba Şaban F.'ın yapmış ise protez giderini kanıtlamasını, temerrüt faizinin protez giderinin yapıldığı tarihten itibaren istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kullandığı ve ömür boyu kullanacağı ortopedik protezler sebebiyle davalının kusuruna tekabül eden, talep edebileceği maddi gideriminin 12.548.592.960 TL olduğu, bu miktarın talep edilen toplam 500.000.000 TL maddi giderim miktarını aştığı gerekçesiyle, fazlaya dair haklar saklı kalmak suretiyle, davacı Şaban için 250.000.000 TL, davacı Murat için 250.000.000 TL maddi giderimin 02.08.1995 olay tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili, davacılar tarafından yapıldığı iddia edilen protez giderinin olay tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Mahkemece 18.12.2002 günlü karar ile davanın kabulüne karar verildikten sonra, davacı vekilinin 03.03.2003 günlü dilekçesi üzerine mahkemece aynı günlü karar ile, hüküm fıkrası tavzih edilerek, temerrüt faizinin başlangıç tarihi değiştirilmiştir.
Hükmün tavzihi, her ne kadar evrak üzerinden yapılabilecek ise de, HUMK.nun 456 ncı maddesi hükmü gereğince, tavzih talebini içeren dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi gerekir. Ayrıca, HUMK.nun 455 ve devam eden maddeleri uyarınca hükmün tavzihi, hükmün müphem ve gayrivazıh olması veya mütenakız fıkraları ihtiva etmesi halinde mümkündür. Tavzih yolu ile hüküm fıkrasında bir değişiklik yapmak ise mümkün değildir. Davalı tarafa tebliğ dahi edilmeyen davacı vekilinin tavzih talebini içeren dilekçe üzerine, temerrüt faiz başlangıç tarihini tavzih yolu ile değiştiren 03.03.2003 günlü mahkeme kararı, HUMK.nun 455 ve devam eden maddelerine açıkça aykırıdır.
2-Dava konusu alacak, bir tedavi gideri olan protez bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taşıma sırasında meydana gelen kaza nedeniyle iki bacağı da kesilen davacı Murat'a protez takılıp takılmadığına dair dosya içerisinde bir kanıt bulunmamaktadır. Mahkemece, geçmiş dönem zararının tazminini isteyen davacı tarafa bu konudaki kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak belgelerin değerlendirilmesi ve protez giderinin yapıldığı tarih itibariyle davacılar yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
3-Ayrıca, 13.12.1981 doğumlu olan Murat F.'ın 02.08.1995 tarihinde meydana gelen olay sonrasında iki bacağı da kesilmiştir. Davacı Murat F.'ın yaşı, gelişme durumu ve gelişme döneminden sonraki durum da dikkate alındığında, takılan protezin değişim periyodunun ortopedi uzmanının da bulunduğu heyetten alınacak rapor ile belirlenerek, (davacı tarafın kabulünde olan iki yıllık süreyi aşmayacak şekilde) tazminat hesabının yapılması gerekirken, somut olayın özellikleri dikkate alınmadan, yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin 1.120.000 lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy