(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.12.2002 tarih ve 2001/2078 - 2002/1215 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.12.2003 günde davacı asil Arslan Türkoğlu gelip, taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı asil dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin kendisine tahsis ettiği ön görünümlü ve boğaz manzaralı villanın yıkıldığının söylendiğini, olaya davalı kooperatif yöneticilerinin usulsüzlüklerinin neden olduğunu ileri sürerek, C-30 nolu villanın durumunun tespiti ile kendisine teslimini, muarazanın önlenmesini istemiş, bilahare verdiği ıslah dilekçesi ile tahsis edilen konut ile verilecek konut arasındaki değer farkının tahsilini talep etmiş, daha sonra da kendisine konut verilmediğini ileri sürerek, 400.000 USD.nın tahsilini istemiştir.
Davalı temsilcileri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dava tazminat davası olarak 36.016.122.000. TL üzerinden kısmen kabul edilmiş, Dairemizce, kooperatif genel kurul kararı gereğince konutları yıkılan ortaklara arka görünümlü konut yapılmasına karar verildiği ve anılan kararın iptali edilmediği, davacının kooperatiften çıkma veya çıkartılmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle tazminat isteminin yerinde olmadığı, davanın reddi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı kooperatifin yeni konut üretme çabası mevcut iken davacının üyelikten istifa ettiği, bu nedenle davacının tazminat isteme hakkı bulunduğu ve bu hakkını İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nde açtığı dava ile kullandığı, bu davada ıslah ile talep edilen ön ve arka görünümlü villa değer farkının üyelikten çıkma nedeniyle konusunun kalmadığı gerekçesiyle, dava reddedilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davanın konusuz kaldığına ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde değil ise de, mahkemece de kabul edildiği üzere ıslah edilmiş şekliyle dava ön ve arka konut bedel farkından kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, konut bedel farkı talepleri üyeliğin gerçekleşmiş ve ayrıca da dava süresince devam etmiş olma koşuluna bağlı bulunduğundan ve davacı da işbu davanın devamı sırasında ortaklıktan istifa etmiş olduğundan davanın reddi netice itibarı doğru olduğu gibi yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesinde de bir usulsüzlük bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy