(1086 S. K. m. 17) (6762 S. K. m. 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.10.2002 tarih ve 2002/1166 - 2002/1076 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin hissedarı olduklarını, 02.04.2002 tarihinde yapılan genel kurulda müvekkillerinin erteleme talebine rağmen ve gerekli olmadığı halde sermaye artırımına gidildiğini, bunun yanında şirket merkezinin de iyi niyet kurallarına aykırı olarak İstanbul'dan Çerkezköy'e alındığını ileri sürerek, takip eden 02.05.2002 genel kurulunda ibra edilmeme dışındaki tüm kararların hükümsüzlüğüne ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan karaların usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya göre, şirket merkezinin Çerkezköy'de olduğu, H.U.M.K.'nun 17 maddesine göre bu tür davalara şirketin ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılacağı, bu yetkinin kesin olduğu, T.T.K'nun 381.maddesinin de bu yönde olduğu gerekçesiyle, kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine, istek halinde dosyanın Çerkezköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili 02.05.2002 tarihli genel kurulda ibra edilmeme dışında alınan tüm kararların iptalini istemiştir. Davalı şirketin 02.04.2002 tarihli genel kurulunda genel merkezin değiştirilmesine ilişkin ana sözleşme değişikliği karar altına alınmış olup, mahkemece bu karara istinaden şirket merkezinin değişmiş olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiş ise de, genel merkez değişikliğine ilişkin kararın ticaret siciline tescil edilip edilmediği araştırılmamıştır.
Genel kurul kararları, ticaret siciline bildirilmesi gerekli olanlar ve sicile tescil ve icabında ilan edilmesi gerekli bulunanlar olarak iki gruptur. Genel merkez değişikliğine ilişkin olarak yapılan ana sözleşme tadilleri de ticaret siciline tescil ve ilan ile hüküm ifade eder. Mahkemece, 15.03.2002 tarihli ticaret sicili gazetesinde genel merkez değişikliğinin tescil edildiği kabul edilmiş ise de, anılan ticaret sicil gazetesinde 02.04.2002 tarihli genel kurulun gündemi ilan edilmiş olup, ana sözleşme değişikliğinin tescil edildiğine ilişkin araştırma yapılmamıştır. O halde mahkemece, bu yöne ilişkin araştırma yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy