(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Rize Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 2001/234 - 2002/322 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.12.2003 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını değerlendirmek amacıyla davalı bankanın Rize Şubesi'ne döviz hesabı açtığını, banka müdürünün telkinleri sonucunda, Efektifbank Off-Shore Ltd. Şti.nde paranın aktarılması hususunda ikna edildiğini, davalı bankaya güvenerek parayı Off-Shore hesabına yatırdığını, davalı bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesi sonucu paranın iade edilmediğini, davalının müvekkilini hile yapmak suretiyle yanılttığını, yatırılan paranın davalı bankanın güvencesinde olduğunun bildirildiğini, hile ile yatırılan paradan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, (30.990) USD.nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı Efektifbank Off-Shore Ltd. Şti nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, bankaya husumet düşmediğini, davacının serbest iradesi ile parayı Off-Shore hesabına yatırdığını, müvekkilin sadece havale işlemine aracılık ettiğini, havale işleminden sonra müvekkilin hiçbir hukuki sorumluluğu kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, davacının davalı bankanın Rize Şubesi'nde bulunan paranın Efektifbank Off-Shore Ltd.Şti.ye transfer edildiği, buna ilişkin hesap cüzdanın kardeşi Levent Bilgin'e verildiği ve daha sonra davacının davalı banka şubesine giderek ilgili belgelerdeki imzaları tamamladığı ve paranın Off-Shore hesabında olmasına itiraz etmediği gibi, üç aylık dönemin bitiminde temdit işlemini yaptırdığı, davacı mevduatını anılan hesaba aktarma konusunda yanıltıldığını ileri sürmüş ise de, parasını bu hesaba aktarmasının asıl nedeninin yüksek faiz verilmesi olduğu, davalı bankaya el konulmasından sonra böyle bir iddiada bulunmasının samimi olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava off-shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Sümerbank A.Ş.'nin Denizli Şubesi'nde hesap açtırarak anılan hesaptaki para ile Sümerbank A.Ş'de off-shore hesabı açılmak üzere talimat vermiş, açılan hesabın vadesinin dolup yeniden uzatılmasından sonra davalı banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiştir. Davacı yan, off-shore hesap açılması talimatı verdiğini kabul etmektedir. Ancak anılan hesabın devlet güvencesi altında olduğu, konusunda banka görevlilerince yanıltıldığını, gerçekte Efektifbank Off-Shore Bank. Ltd. Şti. adında bir şirketin olmadığını, paravan olarak bu şirketin kurulduğunu ve hesaptaki paranın hiçbir zaman davalı Sümerbank'tan çıkmadığını iddia etmektedir.
Davacının açıkça kabul ettiği ve dosyaya ibraz edilen delillerle de anlaşıldığı gibi paranın Off-shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı bankada ise dava dışı ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Efektifbank Off-Shore Ltd. Şti'nin temerküz hesabı bulunduğu, anılan hesapta mevduat hesaplarının üzerinde bir faiz oranı verildiği, zaten davacının da bu yüksek faiz oranı nedeniyle off-shore hesabı tercih ettiği bir gerçektir.
Bu durumda davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği Off-shore bankası olan ve Kıbrıs'ta mukim Efektifbank Off-Shore Ltd. Şti.ne başvurması, buradan sonuç alamadığı taktirde o banka adına işlem yaptığını savunan Sümerbank (Oyakbank) A.Ş. aleyhine açılması gerekmektedir. Bu durumda davalı Efektifbank hakkındaki dava henüz erken açılmış bir davadır. Mahkemece, davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK. nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy