(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.03.2003 tarih ve 2001/981-2003/131 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı sekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin Süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalıya ömür boyu aylık gelir sözleşmesi yaptığını, vaad edilen miktarın gelişen ekonomik şartlar çerçevesinde çok düşük kaldığını, uyarlama davası açtıklarını, Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2001/421 esas 761 karar sayılı dosyası ile 102.506.051 TL. sına çıkarıldığını, davanın uzun sürmesi nedeniyle bu miktarın da yetersiz kaldığını iddia ederek, emeklilik gelirinin aylık 263.247.600 TL. olarak uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ikinci defa uyarlama istenemeyeceğini, talebin fahiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin son celsede davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, neticeden davacı tarafın davasından feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki ömür boyu emeklilik sözleşmesinin uyarlanması istemine ilişkindir.
Ancak feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesidir. Bu anlamda feragat beyanının açık ve anlaşılır olması esastır. Davalının, yargılama sırasında sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davacı vekilinin davanın reddine karar verilmesi ve vekalet ücreti takdir edilmemesi yönündeki beyanının, davadan feragat olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Uyarlamanın söz konusu olabilmesi için, sözleşmenin hüküm tarihinde dahi ayakta olması ön koşuldur. Taraflar arasındaki sözleşme feshedilmiş olmakla dava konusuz kalmıştır. O halde, davacı vekilinin beyanı da bu anlamda yorumlanıp, davaya yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından devam edilip, tarafların haklı çıkması durumuna göre hüküm kurulmaması yanlış olmuştur. Fakat, davacı, daha önce de aynı sözleşmenin uyarlanması için dava açmış, davası kabul edilmiş olmasına rağmen, henüz kesinleşmeden eldeki davayı ikame etmiştir. İlk uyarlama davası kesinleşmeden, sonraki bir dönem için yeni bir uyarlama davasının dinlenmesi de mümkün değildir. Bu nedenle, davacının davası sonuçta redde mahkum olup, davalı yararına vekalet ücreti takdirini gerektirdiğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün, açıklanan gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy