(818 S. K. m.105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.03.2003 tarih ve 2001/545-2003/355 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.10.2003 günde davalı avukatı Temel Kaplan ile davacı asil Fahrettin K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tarafın avukatı ile davacı asil dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki ihracat ilişkisi bulunduğunu, akde aykırı davranan davalı aleyhine açılan davanın davacı lehine kesinleştiğini, davalının davayı uzatması nedeniyle davacı zararının büyüdüğünü ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 70.120.886.234 TL. munzam zararın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı olay nedeniyle davacının 2. kez munzam zarar davası açtığını, müvekkilince ödenen temerrüt faizinin davacının gerçek zararını karşıladığını ve munzam zarar nedeniyle açılan davanın da sonuçlandığını, munzam zararın munzam zararı olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının munzam zararı bulunduğu gerekçesiyle, 70.120.886.234 TL.nın hüküm fıkrasında yazılı tarihlerden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, yukarıda da değinildiği üzere, munzam zarar tazminatının geç ödendiği iddiası ile açılan munzam zararın tahsili davasıdır.
Konunun yasal düzenlemesini içeren B.K.nun 105/1 nci maddesinde "Alacaklının duçar olduğu zarar, geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin etmekle mükelleftir." hükmüne yer verilmiştir. Bu madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki hukuki ilişkiden (sözleşme, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme) kaynaklanan bir borç nedeniyle yapılan ödemede temerrüde düşen borçlu, alacaklının geçmiş günler (temerrüt) faizini aşan zararını da kusursuzluğunu kanıtlayamadıkça gidermekle yükümlüdür. Ne var ki, yasa, asıl ilişkiden kaynaklanan ana borcun geç ödenmesi nedeniyle kusurlu borçluyu munzam zararı gidermekle yükümlü tutmuş olup, temerrüt faizini aşan munzam zararı faiziyle birlikte ödeyen borçlunun, bu alacağın da munzam zararını gidermekle yükümlü olacağı yönünde bir düzenleme getirmemiştir. Diğer bir deyişle, munzam zararın munzam zararı kavramına yer verilmemiştir. Dahası, yasa koyucu bu tür uyuşmazlıkları bir an evvel kesmek için aynı maddenin ikinci fıkrasında, asıl davada munzam zararın karşılanabileceğini de hüküm altına almıştır. Esasen yasa koyucunun bu düzenlemedeki amacı, asıl borç ilişkisi nedeniyle geç ödemede bulunan borçlunun ödediği temerrüt faizini aşan zararı karşılamak ve o aşamada taraflar arasında alacak borç ilişkisini bitirmektir. Aksi düşüncenin kabulü, yasa koyucunun bu amacına ters düşecektir.
Mahkemece, bu husus dikkate alınıp, değerlendirilmeden davanın görülüp, sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin munzam zararın hesaplama yöntemine ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy