(818 S. K. m. 126)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.02.2003 tarih ve 2001/576 - 2003/78 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin, Simon Bolivar Caddesi ve Sedat Simavi Sokakta olmak üzere iki ayrı yerde toplam 158 konut yaptırdığını, davacıların önce yapımı biten Sedat Simavi bloktan 1984 yılında kur'a çekip 1997 yılında ferdi tapularını aldıklarını, 1986 yılı genel kurulunda alınan karar gereği bu konutlardaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması için kooperatife 400.000.-'er TL ödediklerini, ancak bu paranın yapımı devam eden Simon Bolivar Caddesi'ndeki bloka harcandığını ve kendilerinden ayrıca apartman yönetimince para toplanarak eksi ve kusurların giderildiğini ileri sürerek, 1987 yılı değerlendirme katsayısına göre her bir davacı için 1.281.599.362.-TL'den toplam 10.252.794.896.-TL. nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, tespitle belirlenen eksikliklerin pek çoğunun daha sonra kooperatif tarafından giderildiğini, değerlendirme katsayısının uygulanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi ek raporuna göre, aynı konuda 25 ortağın açtığı dava sonucu parayı ödemek zorunda kalan kooperatifin konuyu 18.03.2001 tarihli genel kurula getirmediği ve davacılardan paylarına düşen 85.000.000.-'er TL'yi talep etmesi sonucu davacıların olaydan haberdar olduğu, öğrenme tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı, kesinleşen Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nin 1996/194 Esas ve 1999/484 Karar sayılı ilamındaki durumun eşitlik ilkesi gereği davacılara da uygulanması gerektiği, hesaplamada 400.000.-TL. nın değil, 1987 yılında Bayındırlık birim fiyatlarına göre tespit edilen ve binanın tümü için takdir edilen 39.472.500.-TL.'den davacıların paylarına isabet eden miktarın karne katsayısı esasına göre dava tarihindeki ederinin dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne her bir davalı için 1.281.599.362.-TL'den toplam 10.252.794.896.-TL. nın 03.08.2001 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı üyelerin genel kurul kararı ile kendilerinden toplanan ancak yerinde kullanılmayan paraların dava tarihindeki değerinin davalı kooperatiften tahsili istemine ilişkindir. Davacılar, 19.10.1986 tarihli genel kurul kararı gereğince yapımı biten Sedat Simavi Sokaktaki konutlardaki eksik ve kusurlu işlerin tamamlanması için kendilerinden toplanan 400.000.-'er TL. nin, daha sonra yönetim kurulunca bu işlerin yapımından vazgeçilmesi üzerine iade edilmeyip yapımı devam eden Simon Bolivar Caddesi'ndeki bloka harcandığını, bunun apartman yönetimince kendilerinden tekrar para toplanarak bu eksik ve kusurların giderilmesine neden olduğunu, bu hususları da ancak 18.03.2001 tarihli genel kurulda başka ortakların aynı konuda açtığı davayı kaybeden kooperatifin üyelerden paylarına düşen 85.000.000.-'er TL'yi talep etmesi sonucu öğrendiklerini iddia etmiş, mahkeme de bu tarihli öğrenme tarihi kabul ederek zamanaşımı def'ini reddedip, dosyayı esastan karara bağlamıştır. 03.08.2001 tarihli dava dilekçesinin 5 ve 6 nolu bentlerinde, bazı üyelerin yönetim kurulunun işlerin yapımından vazgeçme kararını, izleyen genel kurula götürüp, bu konudaki önceki genel kurul kararının aynen uygulanmasını istedikleri önergenin haksız olarak reddedilmesi üzerine Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nde 26.06.1988 tarihli genel kurul kararının iptalini istedikleri, mahkemenin verdiği iptal kararı uygulanmayınca davalarla aynı blokta oturan diğer 28 üyenin Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nde temyize konu bu davadaki talepleri de içeren bir dava açıp kazandıkları belirtilmiştir.
Davacıların vekili, Av.Sait' in de aralarında bulunduğu 4 üye, 26.06.1998 tarihli genel kurulda, 19.10.1986 tarihindeki genel kurulda bedelleri üyelerden toplanacak 400.000.-'er TL ve kira giderleriyle ödenmesine karar verilen işlerin aynen yapılması ve yönetim kurulunun vazgeçme kararlarının geçersiz sayılması istemini de içeren bir önerge vermiş, önerge reddedilmiş, ortak Ahmet' in bu konudaki genel kurul kararının iptali için açtığı dava, istemin reddedilmesinin ana sözleşme, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle kabul edilip Dairemizce onanmış, bu davanın açıldığı kooperatif yönetim kurulu tarafından 01.10.1998 tarihli Ulus Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Önergeyi veren ortaklardan Orhan, 26.10.1987 tarihinde yönetim kurulu kararı ile yapımından vazgeçilen bu işlerin bloğun tamamı için bedellerini Ankara Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nin 1987/433 D.İş dosyasında tespit ettirilmiştir. Temyize konu bu davadaki davacılar vekilinin taraf (davacı) ve vekil olduğu 28 üye tarafından aynı istemle 1996 tarihinde Ankara Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nin 1996/194 Esas sayılı dosyasında açılan alacak davasının kabul edildiği, kararın kesinleştiği görülmüştür.
Kooperatif ile ortağı arasındaki uyuşmazlıklarda Borçlar Kanunu'nun 126/4 ncü maddesi hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Dava dilekçesinde, bir üyenin yaptırdığı tespitten sonra apartman yönetimince kendilerinden para toplanarak eksik ve kusurların giderildiğinin belirtildiği, yukarıda anılan davalardan bahsedildiği, davacı tarafın bu beyanları ile bağlı olduğu ve tespiti izleyen 26.06.1988 tarihli ilk genel kurulda bazı ortaklarca verilen önerge ile konunun tartışıldığı, önergenin reddine ilişkin olarak alınan kararın mahkemece iptal edildiği sabit iken, aradan bu kadar uzun süre geçtiği halde davacıların daha önce konudan haberdar olmadıkları kabul edilerek, 03.08.2001 tarihinde açılan bu davada zamanaşımı süresinin dolmadığı sonucuna varılması doğru görülmemiş, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy