(6762 S. K. m. 1264)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15.11.2002 tarih ve 2002/844 - 2002/948 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ekskavatör makinesinin davalı nezdinde makine kırılması sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında hasarlandığını, zararın giderilmediğini iddia ederek, 5.620.440.000.-TL. nın hasar tarihi olan 06.09.2000 tarihinden isteyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, dava ehliyeti bulunmadığı, sigorta ettirenin K. Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, makinenin hurdaya ayrılacak eskilikte bulunduğunu, hasarın teminat dışında olduğunu, eksik sigorta hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, lehine sigorta yapılan dava dışı şirketin davacının hasarı almasına muvafakat ettiği, hasarın, teminat kapsamında makinenin göbek dişlisinin kırılması neticesinde meydana geldiği, teminat dışı olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.090.000.000.-TL. nın 17.09.2000 tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir
2- Dava, makine kırılması sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Teknik gelişmelerin bir sonucu olan makine kırılması sigortası, TTK. nun da açıkça düzenlenmemiştir. Bu sigorta türü de, mal sigortalarındandır. Dolayısıyla, anılan sigorta türünde de mal sigortalarına hakim olan ilkelerin uygulanması gerekir. Uyuşmazlıkların çözümünde öncelikle Makine Kırılması Sigortası Genel Şartları hükümleri uygulanmalı, açıklık bulunmayan hallerde TTK. nun mal sigortalarına ilişkin düzenlemeleri tatbik edilmelidir. Hatta boşluklar bulunması halinde TTK. nun 1264/1 nci maddesi yollamasıyla BK.nun hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davalı rizikonun teminat kapsamında olmadığından bahisle tazminat ödememiş, davacı, dava açmak zorunda kalmıştır. Davacı vekili riziko tarihi olan 06.09.2000 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece, bir gerekçe gösterilmeden 17.09.2000 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Sigorta tazminatının ne zaman muaccel hale geleceği hususunda poliçede Hakem Bilirkişiye başvurulması konusunda hüküm bulunup, bunun dışında bir hüküm bulunmamaktadır. Taraflarca genel şartlardaki hakem-bilirkişiye de başvurulmamıştır. Bu durum karşısında davacının sigortacıya riziko ihbar tarihi olan 21.08.2000 tarihinden sonra sigorta eksperince hasar miktarını belirleyen 06.11.2000 tarihli rapor düzenlendiğine göre, davalı sigortacının bu tarihte temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy