(Eşyaların Karayolundan Uluslar Arası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi (CMR) m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.03.2003 tarih ve 2001/173-2003/112 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili nezdinde emtia nakliyat sigorta poliçesiyle sigortalı PVC kapı emtiasının davalıların taşınması sırasında hasarlandığını, sigorta ettirene hasar bedelinin ödendiğini, rücu şartlarının gerçekleştiğini iddia ederek, 737.000.000.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kuhne Ltd. Şti. vekili, hasarın ambalajlamadan kaynaklandığını, sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR.nin 8/1. maddesine göre taşıyıcının yükü teslim alırken ambalajın görünürdeki durumunu kontrol etme yükümlülüğü bulunduğu, davalının çekince koymaksızın yükü teslim aldığı, ambalajın iyi olmadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
CMR Konvansiyonu'nun 17/4-b maddesi ve bendinde ambalajlanmadıkları veya fena ambalajlandıkları zaman, mahiyetleri icabı fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması yahutta hatalı ambalajlanmış olması, c bendinde ise, malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından taşınması, yüklenmesi, istif edilmesi veya boşaltılması hallerinde hasardan taşıyıcının sorumlu olmayacağı öngörülmüştür.
Ancak, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunmaktadır. Bu sebeple taşıyıcının doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazı kaydını taşıma sözleşmesine şerh düşmesi gerekir. Ancak, taşıyıcının hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden taşımayı gerçekleştirmesi, yükün tam ve sağlam alındığı hususunda karine teşkil eder ise de, taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir tacir gibi gözetmemesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkmaması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri almaması ambalajlama ve istifleme yönünde müterafik kusurunu teşkil eder.
Somut olayda, yüklemenin gönderen tarafından yapıldığı ve taşınan PVC kapı emtiasının ambalajlarında bariz problemlerin olduğu hükme esas bilirkişi raporunda açıklandığı gibi, bu noktada bir çekişme de bulunmamaktadır. Bunun yanında, aynı taraflar arasında gerçekleştirilen diğer taşımalarda da aynı tarz hasarlar meydana gelmiş olup, taşıma sırasında aracın kaza yapmış olduğu da iddia ve ispat edilmemiştir.
O halde, mahkemece, taşıyıcının zararın oluşmasında müterafîk kusurunun bulunduğu kabul edilip, sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle tüm kusurun davalı taşıyıcı üzerinde bırakılarak dayanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy