6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.03.2003 tarih ve 2001/1242 - 2003/118 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı kasko sigortasından kaynaklanan rücu davasına ilişkin olup, mahkemece halefiyet şartları gerçekleşmediğinden bahisle dava reddolunmuştur.
Oysa dosya kapsamından dava konusu sigortalı araç için önce araç henüz trafiğe çıkmadan dava dışı Yavuz tarafından trafik kayıt işlemleri tamamlanıncaya kadar sigorta teminatı temin etmek için kendi adına 24.07.2000 tarihinde kasko sigortası yaptırıldığı ve kazadan hemen sonra da bu defa eşi adına yeni bir poliçe düzenlettirdiği anlaşılmaktadır.
Kaza sırasında ve saatinde araç, aynı poliçe numarası ile kendisinden ibraname ve temlik alınan Yavuz adına sigortalı olduğuna göre, davacı sigorta şirketinin bu kişiden aldığı teslim ve temlik belgesine dayanarak aracın onarımını gerçekleştiren firmaya sigorta bedelini ödemesinde yasaya ve sigorta sözleşmesine aykırı bir durum olmayıp, halefiyet koşulu gerçekleşmiştir. Bu durum karşısında mahkemece işin esasına girilerek, hasıl olacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulması gerekirken, aktif dava ehliyetinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.01.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy