(6762 S. K. m. 975, 1301, 1361)
Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.10.2002 tarih ve 2001/72-2002/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili Ö. Aşar tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 03.06.2003 günde davacı avukatı H. Büyük Cengiz ile davalı avukatı E. Ertan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Müvekkilinin taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına aldığı cam emtiasının Türkiye'den Mısır'a taşınmasının davalı tarafından üstlenildiğini,ancak varma yerinde emtiasının hasarlı olduğunun belirlenerek sigortalıya zararın ödendiğini ileri sürerek, 79.473.16-USD'nin davalıdan rücuan tahsilini istemiştir
Davalı vekili, taşımanın "FİOS" kaydı ile yapıldığını, anılan kayıt gereğince yükleme, boşaltma, ambara bağlama ve alıcı deposuna taşıma işlemlerinden taşıyanın sorumlu olmayacağını survey raporuna göre de, hasarın kötü bağlama ve geminin seyir sırasında ağır hava koşullarına maruz kalması boşaltma ve depoya taşıma sırasında dikkatsiz elleçlemeden kaynaklandığının belirtildiğini, bu etkenlerden dolayı müvekkilinin zarardan sorumluluğu bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 5 adet konişmento muhteviyatı cam emtiasının tahta kasalarda sağlam ve eksiksiz olarak gemiye yüklendiği, konşimentoda Fios kaydı bulunmasına rağmen, taşıyanın TTK'nun 975 nci maddesi gereğince istifin denizcilik cari usul ve örflerine uygun tarzda yapılmasına dikkat etme zorunluluğu bulunduğu, emtianın gemi seyri sırasında 07.04.2000 tarihinde kötü hava koşulları nedeniyle istifinin dağıldığı, 6-7 Beaufart şiddetindeki havanın denizcilik açısından her zaman karşılaşılabilecek bir hava olduğu ve fırtına olarak tanımlanmadığı, taşıyanın sorumluluğunun hasarlı 81 kasadan, 67 kasa ile ilgili olduğu % 5 sovtaj değeri de düşüldükten sonra bakiye 62.450.20-USD için davacının rücu hakkı bulunduğu gerekçesiyle bu miktarın dava tarihinden itibaren yıllık % 14 döviz faizi uygulanarak fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL olarak tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan
delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bul ummamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, poliçede sigortalı olarak Cam Pazarlama A.Ş. gösterilmiş olmasına rağmen emtiada oluşan hasar bedeli bu şirket yerine dava dışı M. Attia'ya ödemiş, davalı vekili savunmasında davacının yasal olarak rücu hakkını kazanmadığını,sigortalıya her hangi bir ödemenin olmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının husumete yönelik bu itirazı değerlendirilmemiş ve karar gerekçesinde de tartışılmamıştır.0 halde mahkemece, davalının bu savunması üzerinde durulup, delillerin değerlendirilip, sonucuna göre karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy