(1163 S. K. m. 27)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2001/335 - 20902/1038 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin üyesi olduğu davalı kooperatiften haksız yere çıkarıldığını ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacıya gönderilen uyarıların usulüne uygun olduğu ve kooperatifin vade farkı tutarını istemeye hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacıya, üyesi olduğu davalı kooperatifçe gönderilen ilk uyarıda gösterilen borç tutarı ödenmediği takdirde kooperatiften ihraç edileceği ihtarı açıkça yapılmamış olup, bu ihtarın yer almaması davacı üye yönünden, yapılan uyarıyı sonuç doğurucu nitelikte olmaktan çıkaracağından yapılan ilk ihtar geçersiz olup, bu durumda davacıya Kooperatifler Kanunu'nun 27 maddesinde öngörülen türde iki uyarı yapıldığından söz edilemez.
Mahkemece açıklanan durum gözetilerek, ilk ihtardaki usulsüzlük nedeniyle tek uyarıya dayalı olarak alınmış duruma düşen ihraç kararının dayanaksız kaldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy