(6762 S. K. m. 1460) (1086 S. K. m. 176, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.04.2002 gün ve 1999/390-2002/225 sayılı kararı bozan Daire'nin 11.03.2003 gün ve 2002/10570-2003/2191 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirketin pay çoğunluğuna sahip ortak ve yönetim kurulu üyesi diğer davalıların, 1995, 1996, 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait mal ve hizmet faturalarını hiç kesmemek, düşük göstermek, bedellerini haricen tahsil etmek, şirket yöneticilerinden büyük miktarda borç para alınıp verilmiş gibi göstermek, genel kurullara davet etmemek, şirket bilgilerini gizlemek, bilançolara gerçeği yansıtmamak suretiyle, %13 oranında azınlık pay sahibi müvekkillerinden kar kaçırarak zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şirkete bir kayyum atanarak şimdilik 1.000.000.000 liranın, birleşen davada ise saklı tutulan 7.679.616.542 liranın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemenin, davacı C. K.'nın dava tarihi itibariyle ortak olmadığı, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği, kayyum tayini isteğinin yerinde görülmediği gerekçe gösterilerek davacı Cengiz Kabakçı ile davalı şirket hakkındaki davanın ve kayyum tayini isteğinin olmadığı, diğer davacıların isteğinin kısmen kabulüne ilişkin kararı, Taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce temyiz süresini geçiren davacının temyiz isteminin reddiyle, davalı yararına bozulmuş, davacılar vekili, bu defa davalılar vekilinin de temyiz süresini geçirdiğini ileri sürerek, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosya arasında davalılar vekiline kararın tebliğine ilişkin tebligat parçası bulunmadığından, davacı vekilinin temyizi ile haberdar olunduğu ve temyizin süresinde yapıldığı kabul edilip, kararın esastan incelenerek bozulmasına karar verilmiş ise de;
Kararın bozularak mahalline gönderilmesinden sonra davacı vekilinin talebi üzerine PTT Genel Müdürlüğü Ankara Posta İşleme Merkez Müdürlüğü'nden gelen 30.04.2003 gün ve 11224 sayılı cevabi yazıdan, kararın, davalılar vekilinin daimi işçisine 26.8.2002 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık anonim şirket ile ortakları arasındaki ilişkiden kaynaklanmakta olup, TTK. nun 1460. maddesine göre bu tür davalara basit yargılama usulü uygulanmaktadır. HUMK. nun 176/11. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi davalar Adli Ara vermede de görüleceğinden 18.09.2002 tarihinde temyize başvuran davalılar vekili, tebliğin geçekleştiği 26.08.2002 tarihinden itibaren HUMK. nun 432/1. maddesindeki 15 günlük yasal temyiz süresini geçirmiştir. Davacılar vekili de temyiz süresini geçirdiği için temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş olup usulüne uygun bir davacı temyizinin varlığından da söz edilemeyeceğinden, katılma yoluyla bir temyizde mümkün değildir. Bunun için davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüyle davalılar yararına verilen bozma kararının kaldırılarak davalıların temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne, Dairemizin 11.3.2002 gün ve 2002/10570-2003/2191 sayılı kararının 2. bendinde davalılar yararına verilen bozma kararının kaldırılmasına, HUMK. nun 432/4. maddesi gereğince davalılar vekilinin temyiz istemlerinin reddine, istek halinde aşağıda yazılı fazla alınan 169.920.000 lira harcın davalılara iadesine, ödedikleri karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 20.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy