(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beşikdüzü Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.2002 tarih ve 2002/109-203 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, bodrum katındaki dairelerden tahsis yapıldığını, yönetim kurulunun, genel kurul kararı olmadan bu nitelikte daire maliki üyelerden fazladan ödemeler yapmalarını istediğini, 1998 yılından beri yaptığı ödemelerin sözleşme dışı olduğunu iddia ederek, 15 milyar TL.nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemelerin genel kurulca belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, genel kurulda alınan kararlara ilişkin olarak 1 aylık hak düşürücü sürede dava açılabileceği, geriye doğru 1998 yılına kadar olan ve davacı tarafından ödenen aidatlara ilişkin dava hakkının düştüğü, yönetim kurulunun ihraç kararları dışındaki kararlarına karşı doğrudan mahkemelere başvurulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava, kooperatifler yasası ve sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir.
Ancak, hüküm yeterli araştırma ve inceleye dayanmadığı gibi, mahkemece varılan sonuç dosya kapsamına da uygun düşmemektedir. Yargılama hukukunda olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir. Davacı, genel kurul kararı olmadan davalı kooperatifin yönetim kurulunun parasal konularda kararlar aldığını, 1998 yılından beri yaptığı ödemelerin usulsüz olduğunu iddia etmiştir. Kooperatiflerde genel kurul yerine yönetim kurulunun ortakları borçlandırıcı kararlar olması olanaksızdır. Yönetim kurulu ancak, genel kurulca alınmış kararların icrasını yerine getirmek durumundadır. O halde, mahkemece, davacının iddia ettiği dönemlere ait genel kurul kararları dosyaya getirtilip, davalı kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde kooperatifler hukukunda uzman bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılarak, yönetim kurulunun genel kurul ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak davacıdan aidat ve başka bir nedenle fazla para tahsil edip etmediğinin tespiti ile, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacının diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy