(1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2002 gün ve 1999/129-2002/666 sayılı karan bozan Daire'nin 17.03.2003 gün ve 2003/927-2481 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçe sinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkili H. davalının kullandığı minibüste yolcu iken oluşan kazada yaralandığını, bir kısma tedavi giderinin diğer davacı kızı tarafından yapıldığını ileri sürerek, 100.000.000 TL. tedavi gideri 8 milyar TL. manevi ve fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 100.000.000 TL. çalışma gücü kaybı, ıslah ile de 13.075.026.968 TL. işgörmezlik tazminatı istemiştir.
Davalı vekili, kazanın fren patlaması sonucu teknik arıza nedeniyle oluştuğunu, istenen tazminatın da abartılı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı G.'ün masraf yaptığını kanıtlayamadığından davasının reddine, 250.000.000 TL. manevi ve 13.075.026.968 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, tarafların temyizi üzerine karar manevi tazminatın azlığı gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme istemiştir.
1- Dava, trafik kazası sonucunda yaralanmaya bağlı işgörmezlik ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar taraflarca temyiz edilmiş ve Dairemizce davalının temyiz itirazları reddedilmiş, davacı yararına manevi tazminatın azlığına işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemenin iş gücü kaybına ilişkin olarak aldığı Adli Tıp Kurumu raporunda, davacının dalağının alınması nedeniyle iş gücü kaybı oranı %15,2 olarak belirtilmiş bunun yanında kaza ile ilişkili olduğu diğer bir kısım arızaların da Baltazar formülüne göre maluliyeti %49,9'a yükselttiği belirtilmiş ise de, bu rapordan önce davacının tedavisinin yapıldığı İbni Sina Hastanesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan verilen raporda davacının nörolojik olarak arızasının olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğu anlaşıldığından, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir rapor alınması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiş, ancak Dairemizce karar onanmış olması karşısında davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü gerekmiştir.
2- Öte yandan, iş görmezlik tazminatında davacının en son çalıştığı Belko A.Ş.'den aldığı maaş esas alınmış ise de, anılan şirketin mahkemeye muhatap yazısında davacının 12.4.1999'da İş Kanunu'nun 13. maddesine göre sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir. Anılan tarihe kadar işgörmezlik hesabına aldığı maaşın esas alınmasında usule aykırılık yok ise de, bu tarihten sonrası içinde aynı maaşın esas alınması doğru değildir. Mahkemece bu durumda yapılacak iş, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine kaza nedeniyle oluşan maluliyetin mi, yoksa başka nedenlerin mi sebep olduğunun belirlenmesi, sözleşme kaza dışı nedenlerle feshedilmiş ise hemen aynı nitelikte iş bulup bulmayacağı araştırılıp sonucuna göre tazminatın hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması da doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 17.3.2003 tarih ve 927/2481 sayılı ilamının 1 nolu bendinin kaldırılarak kararın davalı yararına da BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme peşin harcın isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine 01.07.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy