(1086 S. K. m. 275)
Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesince verilen 06.02.2003 tarih ve 2002/212 - 2003/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesabında biriken faiz gelirinden, davalının tek taraflı olarak 7.700.872.199.-TL kira kesinti yaptığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 19.02 - 28.02.2001 tarihleri arasında işletilen ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası faiz ortalamasının üstünde olduğu için ödenmeyen mevduat hesabındaki faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin itibar ettiği tek kişilik bilirkişi raporu, sadece dava konusu hesaba ilişkin banka kayıtları incelenerek hazırlanmış olup, uyuşmazlığı çözmeye yeterli değildir. Mahkemece, davalının savunmasında geçen gabin koşullarının oluşmadığı sonucuna eksik inceleme ile varılmıştır.
Oysa, davalı bankanın şube sayısı, aktif pasif durumu, ağırlıklı işlem hacmi, uygulanan faiz oranları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun el koyduğu bankaların dışında kalanları tarafından uygulanan faiz oranları araştırılıp tesbit edildikten sonra, ülkenin ve davalı bankanın içinde bulunduğu ekonomik durum gözönünde bulundurulmak, aynı ve diğer bankalardaki hesap sahipleriyle davacının koşulları karşılaştırılarak, davalı bankanın müzayaka altında olup olmadığı, tahakkuk ettirilen faizlerle diğer bankalarınki arasında bir nisbetsizlik varsa bunun oranı, repo yada mevduat hesabı tercihinin sebebi belirlenmek, bu hususlarda, içlerinde bankacılık ve ekonomi uzmanlarının bulunduğu başka bir bilirkişi kurulundan yeni bir rapor alınarak değerlendirme yapılmak gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak, eksik inlemeye dayalı hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy