(6762 S. K. m. 781)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.03.2003 tarih ve 2000/703 - 2003/93 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait emtiayı Ankara'dan Rusya ülkesine karayolu ile taşıdığını, boşaltma işlemleri için araçların 15 gün süre ile gümrükte beklemesinden doğan 2.720.000.000.-TL bekleme ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmede davalının bekleme ücretinden sorumlu tutulacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu ücretten malı teslim alanın sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, uluslararası karayolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan bekleme ücretine ilişkindir.
Uyuşmazlık, bekleme ücretinden kimin sorumlu olacağı noktasında toplanmaktadır.
Karayolu ile Eşya Taşımasına İlişkin Uluslararası Sözleşme (CMR) ve TTK. nun düzenlemesinde, karayolu ile yapılan taşımalarda fazla beklemeden ücret alınacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada böyle bir ücretin varlığı bilinmektedir.
Somut olayda, taşıma sözleşmesinde bekleme ücretinden kimin sorumlu olacağı kararlaştırılmamıştır. Ancak, taşıyıcı, gönderen ile taşıma sözleşmesi yapmış ve malın alıcıya teslimi kararlaştırılmıştır. Mal alıcıya teslim edilmeden önceki aşamada bekleme gerçekleştiğine göre bekleme ücretinden gönderenin sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Çünkü alıcı ile taşıyıcı arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirme yapılarak, gönderenin sorumluluğu benimsenip, işin esasına girilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy