(6762 S. K. m. 8) (1086 S. K. m. 275) (4721 S. K. m. 883)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.11.2002 tarih ve 2002/163 - 2002/757 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı lehine ipotek tesis edilen taşınmazın ipotekle yükümlü olarak müvekkilince satın alındığını, ipotek bedelinin ödenmesine rağmen kaldırılmadığını ileri sürerek, taşınmazdaki davalı lehine kurulan ipoteğin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili, dava değeri açısından mahkemenin görevsiz olduğunu, ipoteğin, taşınmaz malikinin kooperatife borçlu ve kefil sıfatıyla yapılmış her türlü işlemlerin teminatı için konulduğunu ve halen de ödenmemiş borç ve faizleri olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcuna karşılık ipotek verilen taşınmazın, borcun ödenmesine rağmen ipoteğin fek edilmediği iddiasına dayalıdır. Mahkemece, davacının borcu bulunmadığı gerekçesiyle dava kabul edilmiş ise de, davalı kooperatif vekili, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu kredi sözleşmeleri gereğince halen kooperatife borcu olduğu savunulmuştur.
O halde mahkemece, TTK. nun 8 nci maddesi ve müşterek-müteselsil borç senedi hükümleri dikkate alınarak davacının başka kredi sözleşmeleri gereğince müşterek-müteselsil borçlu-kefil olduğu borçlarının bulunup bulunmadığı, ipoteğin anılan borçlarla ve sözleşmelerle ilgilendirilip ilgilendirilmediği konularında ipotek üst limiti de göz önünde tutularak uzman bilirkişi raporu alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy