(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadınhanı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.5.2003 tarih ve 2002/166-2003/99 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı olan müvekkilinin 2001 yılı sulama bedeli olarak davalı kooperatife (1.408.000.000).-TL borçlandığını, bu borcunu ödediği halde müvekkili aleyhine haksız şekilde icra takibine girişildiğini ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini, % 40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bildirdiği ödemelerin müvekkil kooperatifin diğer ortağı olan babası H.Hnin borcuna ilişkin yapıldığını, talebin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının borcun mahsuben babası tarafından (600.000.000).-TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin (600.000.000).-TLlık kısmına ilişkin davacının borçlu olmadığının tesbitine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİKnun 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Dosyadaki belge ve bilgilerin incelenmesinden, dava dışı H.H.U. adına düzenlenmiş 19.6.2002 tarihli (1.500.000.000).-TL meblağlı ve 27.5.2001 tarihli (800.000.000).-TL meblağlı iki adet tahsil fişi bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda belirtilen makbuz tarihleri itibariyle dava dışı H.H.Unun davalı kooperatife ne kadar borcu bulunduğu, kooperatifin kayıt ve defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmek, borcu aşan bir ödeme varsa bu ödemenin davacı için yapıldığı kabul edilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- İİKnun 72/V. maddesi uyarınca, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, takip konusu alacağın yüzde kırkından az olmayacak şekilde, uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Diğer bir deyişle borçlu davacı yararına % 40 tazminata hükmedebilmek için, alacaklı davalının, takibinden haksız çıkması yeterli olmayıp, kötüniyetli olduğunun da ispatı gereklidir. Mahkemece, davalının niyetli olup olmadığı konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy