(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 484, 490/1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.01.2003 tarih ve 2001/1025 - 2003/27 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Yavuz K.'nın davalı banka ile yaptığı kredi kartı üyelik sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, 3. şahsın borcunu ödememesi nedeniyle müvekkili hakkında icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini ve borcun tamamının müvekkilince ödendiğini, oysa kredi kartı limitinin 100.000.000 TL olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun da bu miktarla sınırlı olduğunu, borcun kendi borcu olduğunu sanarak ödeme yapıldığını ileri sürerek, fazla ödenen 1.545.000.000 TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ödemeyi iradesi ile yaptığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme nedeniyle istirdat talep edemeyeceğini, garanti taahhütnamesi nedeniyle de borcun tamamından sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, kefil olan davacının kefalet limiti ve temerrüdünden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul edilip, 1.512.158.000 TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı kefilin bu sıfatı nedeni ile bankanın aleyhine yaptığı icra takibi nedeniyle fazla yaptığı ödemenin istirdadı talebine ilişkindir. Borçlar Kanunun 484. ve 490.maddesinin 1.fıkrası gereğince, davacının müteselsil kefil olarak, sağlanmış kredinin anapara miktarı ile ve bunun dışında, ayrıca kefil kendi kusuru ve temerrüdü varsa ondan da limitle bağlı olmaksızın sorumludur. Dava konusu olayda, Kefalet limiti 100.000.000.TL. olduğundan asıl borçtan 100.000.000.TL. kadar sorumludur. Bundan ayrı olarak, hesabın kat edildiği tarihten ödemeyi yaptığı tarihe kadar da işleyen temerrüt faizinden sorumlu bulunmaktadır. Şu halde, mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, hesabın kat edildiği tarih ile davacının ödeme yaptığı tarih arasında işleyen gecikme faizi tutarı hesap ettirilerek, bulunan miktar davacının yaptığı toplam ödeme miktarından indirilmek suretiyle, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, Ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy