(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasında görülen davada Bodrum Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.11.2001 tarih ve 1999/953 - 2001/517 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatif yönetimine haksız yere müvekkilinin üyelikten ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davacının duruşmada alınan imzalı beyanında, ihraç kararını 07.01.1997 günü öğrendiğini bildirdiği, davanın üç aylık süre geçtikten sonra 13.08.1997 günü açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı yönetim kurulunun aldığı ihraç kararı usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmemiş olup,esasen davacı,ihracına ilişkin tebligat yapılmadığını,aldığı bazı duyumlar üzerine bu davayı açtığını iddia etmiştir.Yargılama sırasında 21.9.2001 tarihli oturumda davacı,ortaklığa devam kararı verilmesi isteğini içeren 7.1.1997 tarihli dilekçe ile kooperatif yönetim kuruluna başvurduğunda,ihraç edildiği hususunu ilk kez o anda resmi olarak öğrendiğini beyan etmiş olup,mahkemece,davanın,beyan edilen bu tarihe göre,üç aylık süre geçirildikten sonra açıldığı gerekçesiyle,reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacının dosyada mevcut sözü edilen dilekçesindeki isteminin, hakkındaki ihraç kararına genel kurul nezdinde yaptığı bir itiraz olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu itirazın, ilk toplanacak genel kurula yönetimce sunulması gerekmektedir. Nitekim,Davalı kooperatif anasözleşmesinin 23/4. maddesinde, yönetim kurulu tarafından verilen ortaklıktan çıkarma kararlarına itirazların incelenip, karara bağlanması genel kurulun görevleri arasında sayılmıştır. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/3 ncü ve anasözleşmenin 14/2 ncü madde hükümlerine göre, yönetim kurulunun ihraç kararına karşı genel kurula itiraz edilmiş ise, artık yönetim kurulunun ihraç kararına karşı iptal davası açılamaz. Dava, genel kurul kararına karşı ve tebliğinden itibaren üç ay içinde açılmalıdır. Zira, aynı hükümde, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkının saklı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda,bu davanın yönetim kurulu kararına karşı açılmadığı,genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası olarak açıldığı kabul edilerek,genel kurulca verilecek kararın beklenmesi,genel kurulca itirazın kabulüne karar verilmesi halinde davanın konusunun kalmayacağının düşünülmesi,reddine karar verilmesi halinde,ihraca esas ihtarnamelerin içerik ve tebliğlerinin yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı üzerinde durularak,sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,davanın yönetim kurulu kararına karşı ve süresinden sonra açıldığı kabul edilerek,yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenle,davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy