(1086 S. K. m. 286) (818 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.04.2003 tarih ve 2000/310 - 2003/217 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 14.01.1999 tarihinde trene binmek isterken tren ile peron arasına düşerek sağ elinden ve bacağından yaralandığını, sakat kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100.000.000.-TL maddi ve 4.000.000.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 23.01.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 709.719.997.-TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, olayın kazazedenin kusurundan kaynaklandığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının olayda % 50 oranında kusurlu olduğu, davacının olay nedeniyle çalışma gücünü % 72.12 oranında kaybettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 709.719.997.-TL maddi ve 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- İTÜ Makine Fakültesi öğretim üyelerince düzenlenen 28.02.2001 havale tarihli raporda davalı idarenin, peron ile tren gabarisi arasındaki mesafenin insanların düşebileceği kadar fazla olması nedeniyle % 50 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Anılan bilirkişiler demiryolları konusunda uzman sayılamayacağından mahkeme bilirkişi raporu ile bağlı değildir. Bu durumda mahkemece, benzer olaylarda daha düşük kusur oranı tayin edildiği de gözönüne alınarak gerektiğinde İTÜ Demiryolu Kürsüsü'nden seçilecek uzman bilirkişilerden de rapor alınarak makul bir kusur oranının takdir edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, fahiş kusur oranı belirleyen yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına, 2 nolu bentte belirtilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy