(818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 1.5.2003 tarih ve 20008830-2003/263 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife ortak olduğunu; kooperatif tarafından gönderilen birinci ihtarda anapara ve faiz olarak toplam 643.200.000 TL borcun olduğunun bildirilmediğini, oysa müvekkilinin kooperatifle anlaşma sonucu 3'er aylık dönemlerde aidatını ödediğini, 2001 genel kurulunda kabul edilen aylık %20 gecikme faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek, davalıya 643.200.000 TL borçlu olunmadığının tesbitine, ihraç prosedürünün keenlemyekün addedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemelerini gecikmeli ve eksik yaptığını, müvekkili kooperatife ihtarnamede belirtilen miktar kadar borçlu olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma., bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davanın kısmen kabulü ile davacının kooperatife 31.10.2001 tarihi itibariyle 517.100.000 TL borçlu olmadığının tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortağının kooperatif aleyhine açtığı menfi tesbit davasına ilişkindir. BK.nun 84 ncü maddesi hükmüne göre, faiz masrafları ödemede geciken borçlunun yaptığı kısmi ödeme alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edilebilir. Bu ilke, kooperatif alacaklarında da uygulanır. Bu itibarla, anılan ilkeye aykırı olarak düzenlenen ve denetime bu yönden elverişli olmayan bilirkişi raporunun davada esas alınması doğru değildir. Bu durumda mahkemece kooperatif kayıtları üzerinde yeniden konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak, davacının borçlarının hangi aylara ve ne miktara ilişkin olduğu aylar itibariyle belirlenmesi, yapılan ödemelerin ödeme tarihleri gözönüne alınarak davacı kooperatifin mahsup konusundaki BK.nun 84 ncü maddesi hükmünde yer alan imkanı da gözetilmek suretiyle davacının borçlarının tesbit edilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy