(6762 S.K. m. 55) (4721 S.K. m. 6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 10.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.04.2003 tarih ve 2001/1653 - 2002/454 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Süleyman'ın şirketi temsil ve ilzam yetkisi olmadığı halde başka bir ortak ile birlikte şirketin tek faaliyet konusunu oluşturan özel hastane işletmeciliğinde kullandığı mecuru boşaltmak için kiralayana tahliye taahhüdü verdiğini, durumun öğrenilmesi üzerine toplanan ortaklar kurulunda davalının da katılımı ile % 96 paydaşın kararı ile ortaklıktan çıkarılması için dava açılmasına karar verildiğini, davalının şirketi zararlandırıcı eyleminin çıkarma için haklı neden oluşturduğunu ileri sürerek, davalının ortaklıktan çıkarılmasını istemiştir.
Davalı vekili, tahliye taahhüdünde imzası olanlardan Davut K 'ın hem şirket ortağı hem de mecurun paydaş, taahhüt verilen Hikmet Ş 'in de aynı şekilde ortak ve mecurun paydaşı olduğunu, taahhütnamenin geçersizliği nedeniyle şirketin herhangi bir zararının sözkonusu olmadığını, zira, taahhüde dayalı tahliye emrinin itiraz edilerek durdurulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının yetkisi olmadığı halde şirketin kiraladığı mecur için tahliye taahhüde vermesinin şirket ortaklığı ile bağdaşmayan ve şirketi zarara sokacak nitelikte eylem olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 551/3 ncü maddesine dayalı haklı nedenlerle ortağın şirketten çıkarılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı ortağın şirketin kiracısı olduğu mecurun tahliyesi yönünde taahhütname verdiği gerekçesiyle dava kabul edilmiştir. TTK.nun 551/3 ncü maddesi ortağın şirketten çıkarılması için haklı nedenlerin varlığının kanıtlanmasını öngörmüştür. Kanıt yükü çıkarma isteyen taraftadır. Somut olayda davalının salt tahliye taahhüdü verdiği haklı neden olarak görülmüş ise de, çıkarmaya neden olacak haklı sebeplerin varlığı halinde şirketin bu yüzden zarara da uğramış olduğunun kanıtlanması gerekmektedir. Davalı ile birlikte tahliye taahhüdünü şirketin başka bir ortağı ve taahhüt tarihinde şirket müdürü olan Davut K 'da imzalamıştır. Bu kişi aynı zamanda mecurun paydaşıdır. Ayrıca tahliye taahhüdü verilen Hikmet Ş 'de şirketin ortağı ve mucurda da pay sahibidir.
Görüldüğü gibi davalı dışında tahliye taahhüdünü imzalayan Davut K ile taahhüt verilen Hikmet Ş hem şirket ortağı hem de taşınmaz paydaşları olmaları itibariyle tahliye taahhüdü icra edilebilirlik vasfında da değildir. Nitekim, tahliye taahhüdüne dayalı olarak girişilen takip ve davadan feragat edilmiştir. Davacı, şirketin herhangi bir zararı da doğmamıştır.
O halde, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy