(818 S. K. m. 104/3, 113/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 2001/551-2002/769 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin vagonları ile davalının gerçekleştirdiği taşımalar nedeniyle boş dönen vagonlar için tahsis ücreti olarak tahakkuk eden 24.425.000.000 lira alacağın ödenmesi için müvekkilince gönderilen 28.06.2000 tarihli yazıya aynı gün faks ile cevap veren davalının temerrüt faizi hariç ödeme yapmak isteğini müvekkiline bildirdiğini, müvekkilinin 6.7.2000 tarihli yazı ile faizden vazgeçilmeyeceğini bildirdiğini, davalının 15.08.2000 tarihinde alacak aslını ödediği halde, 21.275.980.055 lira olan temerrüt faizi miktarını ödemediğini, müvekkilinin ödemeden önce BK.nun 113/2 nci madde uyarınca, yazışmalar ile temerrüt faizi hakkını evvelce saklı tuttuğunu ve halin icabının bunu gösterdiğini ileri sürerek bu meblağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hesapta sürekli avans bulundurduğunu ve hiçbir zaman temerrüde düşmeden, davacının tahakkukları ve mahsupları yapıp bu hesaptan tahsilatlar yapa geldiğini, buna rağmen dava konusu alacağın aslını havale ile ödediklerini, artık temerrüt faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, savunma doğrultusunda, davacının dava konusu alacağını müsait olan hesaptan mevcut uygulama gereği tahsil etmesi mümkün iken, talepte bulunarak temerrüt faizi istemesinin hakkaniyete uymadığı, davacının iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalıya aynı tarihte faks ile ulaşan 28.6.2000 tarihli davacı ihtarnamesinde,1994 tarihinden itibaren protokol dönemi sonu olan 7.7.2000 tarihine kadar tahsil edilmesi unutulan boş vagon taşıma ücretinin 7.7.2000 gününe kadar ödenmesi istenilmiş olup,aynı tarihli cevabi faks yazısında davalı,alacak aslını temerrüt faizi hariç olarak ödeyeceğini bildirmiş ve 15.8.2000 günü alacak aslını davadan önce ödemiştir.Dava,ödenmeyen temerrüt faizine ilişkin olup,tahsilat öncesinde davacı 6.7.2000 tarihli ihtarname ile temerrüt faizini istemekle, BK.nun 113/2 maddesindeki halin icabı kavramı kapsamında kalan bu durum karşısında,çekince aranmasına da esasen gerek kalmamaktadır.Protokol dönemi sonu olması nedeniyle,borcu kalmadığını düşünerek,avans hesabında para bulundurmayan davalı,ihtarname üzerine alacak aslını banka havale ile ödemiş olup,borcu kabul ederek asıl alacağı ödeyen davalının,7.7.2000 günü sonunda temerrüde düştüğünün kabulü ile 8.7.2000 tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş olan temerrüt faizi miktarı tespit edilip,BK.nun 104/son madde hükmü de dikkate alınarak,hükmedilmek gerekirken,ihtardan önceki tarihlerde sürekli avans hesabında para bulunduran davalının,dava konusu boş dönen vagon tahsis ücreti dışında kalan dava dışı alacak kalemi için temerrüde düşmediği,ancak dava konusu alacak kalemi için 7.7.2000 günü temerrüde düştüğü gözden kaçırılarak,dava konusu olmayan alacak kalemine ilişkin yazılı gerekçe ile temerrüt faizine ilişkin bu davanın reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy