(6762 S. K. m. 3) (2004 S. K. m. 67) (3095 S. K. m. 2/2-3) (818 S. K. m. 41)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2001 tarih ve 2000/583 - 2001/361 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yaptığı kazı çalışmaları sırasında, müvekkilinin doğal gaz hattına dört ayrı tarihte toplam 140.366.000.-TL hasar verildiğini, bu meblağın tahsili için başlattıkları takibin, davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplana kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takip talebinde işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi oranı "aylık % 12 yasal faiziyle" şeklinde istenmiştir. Bu istem ile, ticari işlerdeki temerrüt faizi oranının kastedildiği sonucuna varılmalıdır. Davalı tacirin haksız eylemi, TTK.nun 3 ncü maddesi gereğince ticari iş niteliği taşımaktadır. Mahkemece, takibin devamına karar verilmekle, yıllık % 144 oranında temerrüt faizine hükmedilmiş olmaktadır. Oysa, 1999 yılı içinde meydana gelen dört ayrı hasar tarihinden itibaren yine 1999 yılı içinde başlatılan takibe kadar 3095 sayılı yasanın (değişiklik öncesi) 2/3 ncü maddesinde yazılı T.C.Merkez Bankası`nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı üzerinden işlemiş temerrüt faizi miktarı belirlenmeli ve asıl alacağa eklenip, toplam alacak bulunmalıdır. Asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi için de, takip tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar az önce açıklanan reeskont faiz oranının, 01.01.2000 tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4489 sayılı yasanın 2 nci maddesi ile değişik 2/2 nci maddesinde yazılı faiz oranının (artan ve eksilen oranları) ile birlikte yürütülmesine, toplam alacak üzerinden takibin bu şekilde devamına karar verilmesi gerekirken, işlemiş ve işleyecek temerrüt faizinin ticari işler için yasada öngörülen oranların çok üzerinde hükmedilmesi ve faize faiz yürütülmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy