(6762 S. K. m. 1292, 1299) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.03.2004 tarih ve 2001/1268-2003/168 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalıya sigortalı aracın çalındığını, bu sırada hasarlandığını, araç bulunduktan sonra davalıya başvurduklarını ancak davalı sigortaca zararın tazmin edilmediğini ileri sürerek, hasar bedeli 1.150.000.000.TL'nin olay tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın çalındığı gün sigorta ettirilmiş olması nedeniyle, çalmadan sonra sigortalandığı konusunda şüpheler bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hasarın teminat dışı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigortası sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1 nci maddesine göre sigortacı, hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Ekspertiz raporunda belirtildiği üzere hasar, davalı sigorta şirketine 25.01.2001 tarihinde bildirilmiştir. Sigorta eksperi tarafından aynı gün inceleme yapılmış ise de rapor 08.02.2001 tarihinde düzenlenerek davalı şirkete sunulmuştur.
Bu durumda, eksper tarafından inceleme için süre gerektiren gerçek zararın tespitinden sonra davalı sigorta şirketinin sigorta tazminatını ödeme yükümlülüğünün doğduğunun kabulü ile ekspertiz raporunun düzenlenip, sigortacıya verilmesi tarihinden itibaren davacı yararına temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy