(1086 S. K. m. 440)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.3.2003 gün ve 2000/302-2003/118 sayılı kararı bozan Daire'nin 15.4.2004 gün ve 2003/8961-2004/4040 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile yaptığı üye işyeri sözleşmesi uyarınca kimlik kontrolü yaparak kartla gerçekleştirilen satışlardan birinde kartın sahte olduğu gerekçesi ile müvekkilinin hesabına geçen toplam 1.450.500.000 TL. na davalı bankanın el koyduğunu, oysa kartla yapılan işlem sırasında davalı bankanın promosyon verdiğini, müvekkilinin bir kusuru olmadığını öne sürerek, 1.450.500.000 TL ile 10.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu satışlarda POS makinesinde kullanılan beş adet kartın sahte olduğunu, davacının gerekli özeni göstermediğini, üst üste yapılan alış verişin dikkatini çekmesi gerektiğini, sahte kartla yapılan alış verişten davacının sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, mukabil davada ise sahte kredi kartları ile çekilen 1.803.769.000 TL den davacının sorumlu olduğunu belirterek, bu meblağın davacıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere son bilirkişi raporuna ve sözleşmenin 11. maddesi hükmüne nazaran davacının kusursuz olduğu sonucuna varılarak, 1.450.500.000 TL nin davalıdan tahsiline manevi tazminat istemi ile mukabil davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiş, Dairece üye işyeri sözleşmesinin 3.b maddesi hükmüne göre davacının kendisine düşen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin araştırılması ve varsa davalının müterafik kusurunun belirlenmesi ile oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu savunmanın bilirkişi raporlarında karşılanmadığından ve eksik inceleme ile karar verilmiş olduğundan bahisle karar, davalı yararına bozulmuş olup, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
Bu defa davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK. nun 440 ncı maddesindeki hallerden hiç birine uygun bulunmayan sair karar düzeltme istemini reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin, 15.4.2004 günü yapılan Yargıtay duruşmasına katılmadığı halde 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verildiği anlaşıldığından, davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulüyle davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin kararın sonuç kısmından çıkartılarak kararın düzelmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 15.4.2004 tarih 2003/8961 E, 2004/4040 K. sayılı kararının sonuç bölümünün 3 ncü satırında yer alan 375.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine sözcüklerinin çıkartılmasına, alınmadığı anlaşılan 20.600.000.-lira karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı yasa ile değiştirilen HUMK. nun 442/3.madde hükmü uyarınca, takdiren 111.405.000.-lira para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 01.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy