(6762 S. K. m. 549)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Balıkesir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.05.2004 tarih ve 2002/598-2004/387 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2005 gününde davalılar avukatı S. Özaydın gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ortağı olduğunu, şirketin ortaklarından olan diğer davalılardan 6 kişinin kötü niyetli davranışları nedeniyle ortaklık amacına ulaşılmasının engellendiğini, bu meyanda diğer şirket ortaklarına şirketin gelir/giderleri, faaliyetleri, yönetimi, öğrenci kayıt işlemleri, bankadaki hesapları ile ilgili bilgi verilmediğini, şirkete ait dershaneye diğer ortakların sokulmadığını, şirketi idare eden bir kısım ortakların kendi ortaklarını şirkette çalışıyormuş gibi gösterdiklerini, şirket paralarının, şahsi hesaplara aktarıldığını, ortaklıktan çıkmak isteyenlerin bu işlemlerinin yerine getirilmediğini, şirket adına yapılan tahsilatlar ve ödemeler için belge düzenlenmediğini, adı geçen ortakların kendilerini yüksek ücretle dershanede öğretmen olarak çalışıyor gösterdiklerini, bütün bu gelişmelerin diğer ortaklarda huzursuzluk yarattığını ileri sürerek, mevcut haklı nedenlere dayalı olarak şirketin feshi ile müvekkilinin kar payı alacağının tespiti ve iskonto faizi ile birlikte tahsilini istemiş, birleşen 2003/817 sayılı dosyada davalılar N. Çırpan, H. Çetinkaya ve G. Özoğul hakkındaki davasından vazgeçmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının açtığı iş bu davanın iyiniyetli olmadığını, davalı şirketin ortağı olan bir kısım ortakla birlikte davacının Özel E. Fen Dershanesi adında dershane kurup müvekkilince işletilen dershanenin 20-30 metre uzağında faaliyete başladığını, davadaki amacın davalı şirkete ait dershaneyi ortadan kaldırmaya dönük olduğunu, haksız rekabet nedeniyle davacı aleyhine tazminat davası açıldığını, dava dilekçesindeki savların tümünün gerçek dışı olduğunu, bugüne kadar şirketten çıkma talebinde bulunulmadığını, şirkete ve ortaklara karşı kusurlu olan ortağın fesih davası açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davaların davalılardan D. Şen, A. Kayatekin, A. Demirci davayı kabul ettiklerini, ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğunu bildirmişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre; 11 ortaklı şirketin 6 ortağının diledikleri gibi şirketi idare ettikleri defter ve kayıtları doğru tutmadıkları, bir kısım ortakların şirketten çıkmak için dava açtıkları, şirket ortaklarına taahhütlü mektupla toplantıya çağrı yapılmadığı, şirket hesaplarının şahıslar adına açılan hesaplarında toplandığı, pay defterinin tutulmadığı, bu hali ile şirketin devamının azınlıkta kalan ortaklar için önemi ve yararı kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin feshine, mevcut yönetimin tasfiye kurulu olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket ve bir kısım ortağı Z., N., K., M., M. ve A. vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.'nun 549/4.maddesine dayalı olarak açılmış haklı nedenlerle limitet şirketin feshi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabul gerekçesi olarak 11 ortaklı şirkette 6 ortağın şirketi dilediği gibi yönelttikleri şirketin ortaklarının uygun yöntemle toplantıya çağrılmadıkları ve benzer nedenlerin haklı neden olduğu gösterilmiştir.
Sermaye şirketi olan limitet şirketlerde paydaşlar arasında şirket çıkarlarını olumsuz surette etkilememek kaydıyla gruplaşma olması doğal ve grupların şirket yönetiminde yarışmaları olağan bir haldir. Organ seçimlerinde ve alınan kararlarda yasa ve anasözleşmeye aykırılıklar bulunduğunda ise alınan kararların iptalini istemek yasada aranan koşullar çerçevesinde mümkün olup, bu durumun ve toplantıya çağrıdaki usulsüzlüklerin varlığı, şirketin feshi için başlı başına haklı neden olarak kabul edilmez. Yasada haklı nedenler açıkça belirtilmemiş ise de, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının bulunmadığı durumların varlığı halinde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir. Ancak, haklı nedenlerle fesih davası açılabilmesi için, davacı ortağı/ortakların, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında kendilerinin eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Hiç kimse kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine sonuç çıkaramaz ilkesi de bunu gerektirmektedir.
O halde somut olay açısından, davacılara, şirketin feshini gerektiren haklı nedenlerin neler olduğu açıklattırarak bu konudaki delilleri ibraz ettirilmeli ve gerektiğinde uzman bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, davalıların şirketin feshini gerektirecek eylem ve işlemlerinin varlığı belirlenmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, takdir edilen 400,00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy