(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.05.2004 tarih ve 2003/919-2004/280 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 27.11.2001 tarihinde kooperatif üyeliğinden istifa ettiğini, davalı kooperatifin ödediği aidatların iadesi için 3 yılı aşan ödeme planı yapmasının yasaya aykırı olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, pek çok üyenin kooperatiften ayrılması nedeniyle kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düştüğünü, bu nedenle Kooperatifler Kanunu'nun 17. maddesi gereğince geri ödemenin 3 yıl ertelenebileceğini, davacının biriken ödentilere faiz talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, 65 üyeli kooperatiften 43'ünün davacı ile aynı konumda olduğunu belirterek ve davacı alacağının kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokacağını öne sürerek, ödeme takvimi düzenlemenin hakkaniyete uygun olmadığı, ekonomik krizden sonra geçen süre nedeniyle etkilerinin törpülendiği, yönetici konumunda olanların krizden önce gerekli tedbirleri almakla yükümlü oldukları, krizin arkasına sığınıp yapılması gerekenleri ötelemenin sorunu çözmeyeceği, 43 üyenin çıkıp aidat iadesi istemesi aşamasına gelinmesinde yönetim ve denetimin de sorumluluğu bulunduğu, yeni üye alımı ile masrafların dengelenmesi gerektiği, 2001 yılı genel kurul toplantısında ödeme kararı alınmışsa da ödeme takviminin geçerli görülmediği, bu nedenle davalı savunması ve bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaliyle takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- 1163 sayılı Yasanın 17/2. maddesinin ilk cümlesinde, Kooperatif mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler ana sözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca 3 yılı aşmamak üzere geciktirilebilir hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili, davalı kooperatif tarafından, üyelikten istifa eden müvekkilinin ödediği aidatların iadesi için 3 yılı aşan ödeme planı yapıldığını ileri sürmüş, davalı kooperatif ise, 5 ortaklı kooperatiften 45 ortağın ayrılması ve borçları nedeniyle kooperatifin mevcudiyetinin tehlikeye düştüğünü, 1163 sayılı yasanın 17. maddesi gereğince geri ödemelerin 3 yıl ertelenebileceğini, genel kurulda ödemelerin ne şekilde yapılacağına dair alınmış bir karar bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Yönetim kurulu tarafından davacıya gönderilen 4.6.2003 tarihli yazıda; 1.6.2002 tarihinde yapılan 2001 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereğince yatırdığı toplam 1.879.320.000 TL'nin, Eylül 2003 tarihinde 313.000.000 TL, Ocak 2004 tarihinde 313.000.000 TL, Mayıs 20004 tarihinde 313.000.000 TL, Eylül 2004 tarihinde 313.000.000 TL, Ocak 2005 tarihinde 313.000.000 TL ve Mayıs 2005 tarihinde 314.320.000 TL olarak ödeneceğinin bildirildiği, itirazın iptaline ilişkin bu davanın ise ödeme planında belirtilen ilk vadenin geçmesinden sonra 16.10.2003 tarihinde açıldığı görülmüştür. 13.4.2004 tarihli bilirkişi raporunda, davacının 27.11.2001 tarihinde kooperatiften ayrıldığı, yönetim kurulunun davacının bu talebini kabul ettiği, 2001, 2002 ve 2003 yılı bilançolarına göre ortağın ayrılmasının kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olduğu, çünkü 43 ortağın aynen davacının durumunda bulunduğu, yeni ortak kaydedilemediği, mevcut ortaklardan alacakların tahsil edilemediği, inşaatların ancak %45'inin kaba kısımlarının bitirildiği belirtilmiştir. Davacının istifasının kesinleşmesinden sonra 1.6.2002 tarihinde yapılan 2001 yılı olağan genel kurul toplantısında alındığı belirtilen erteleme kararının 1163 sayılı yasanın 17/2. maddesi anlamında bir erteleme olup olmadığının ve ödemenin ne şekilde yapılacağının kararlaştırılıp kararlaştırılmadığının, bu genel kurulda yönetim kuruluna ödeme planı yapmak hususunda yetki verilip verilmediğinin belirlenmesi için anılan genel kurul kararı getirtilerek dava tarihi de dikkate alınmak suretiyle kooperatif tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, varsa ödemenin erteleme kararından vazgeçme niteliğinde olup olmadığı hususları incelenmeden bilirkişi raporuna aykırı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı kooperatif yararına bozulmasına, 2 no.lu bentte belirtilen nedenlerle sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy