(1086 S. K. m. 238)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.02.2004 tarih ve 2003/119 - 2004/30 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı bankanın Gümüşpala Şubesi'nde 18.07.1989 tarihinde (55.000) Alman Markı meblağlı müşterek hesap açtırdıklarını, 04.08.1989 tarihinde (7.900) Alman Markını çektiklerini ve işçi olarak çalıştıkları Hollanda'ya döndüklerini, daha sonra müracaat ettiklerinde ise davalı bankaca paranın geri kalanının da çekildiğinin bildirildiğini ileri sürerek, (43.085.700.000.-) TL.nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Gümüşpala Şubesi'nin 15.05.1992 tarihinde kapatılarak davacılara ait hesabın (398,66) Alman Markı bedelle intikalinin yapıldığını, 22.01.1997 tarihinde davacılar tarafından (390) Alman Markı çekildiğini, hesaptaki paranın 1989 yılından itibaren (100) Alman Markı faiz getirdiğini, davacıların başka bir alacağının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davacılar tarafından açılan müşterek döviz tevdiat hesabından, yine davacı tarafça ibraz edilen hesap cüzdanına göre aynı tarihlerde (7.900) ve (42.000) Alman Markı çekildiği, banka kayıtlarına göre hesapta 18.07.1991 tarihi itibariyle (398,66) Alman Markı kaldığı, 22.01.1997 tarihinde hesaptan (390) Alman Markı çekildiği ve bu hususun davacılar vekilince de kabul edildiği, davalı bankanın TTK. nun 68 nci maddesine uygun olarak 10 yılı aşkın bir döneme ait kayıtları ibraz ettiği, bu hesap durumunun aksinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, (7.794.000.-) TL asıl alacak (90.000.000.-) TL faiz (davalı banka tarafından kabul edilen (100) Alman Markı faiz alacağının TL karşılığı) olmak üzere toplam (97.794.000.-) TL.nın, asıl alacağa uygulanacak temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda açıklanan iddia ve savunmanın kanıtı olarak davacılar vekili tarafından müvekkillerinin elinde bulunan banka hesap cüzdanına, davalı vekili tarafından ise müvekkili bankanın defter ve kayıtlarına dayanılmıştır. Davacılar vekili tarafından ibraz edilen hesap cüzdanına göre 18.07.1999 tarihinde (55.000) Alman Markı hesaba yatırılmış, müteakip hesap hareketleri sonunda 29.03..... (yılı belirtilmemiştir.) tarihinde (42.000) Alman Markı çekilmesiyle hesapta (5.487,32) Alman Markı kalmıştır. Hesap cüzdanında başka bir hesap hareketi gerçekleşmemiş olup en son olarak belirtilen bu işlem yapılmıştır. Davalı banka vekili tarafından sunulan kayıtlara göre ise, 15.05.1992 tarihinde (398,66) Alman Markı olarak Karşıyaka Şubesi'ne devredilen hesaptan 22.01.1997 tarihinde (390) Alman Markı çekilmesiyle, hesapta (8,66) Alman Markı kalmıştır. Davalı banka da 15.05.1992 tarihinden öncesine ilişkin herhangi bir kayıt ibraz edememiştir.
Davacılar tarafından sunulan hesap cüzdanı, alacağın varlığının kanıtı açısından kuvvetli bir delildir. Davacıların, baştan beri kendi ellerinde bulunan bu hesap cüzdanındaki hesap hareketlerinden haberdar olmadıkları düşünülemez. Dolayısıyla davacılar tarafından hesaplarında kaldığı belirtilen (5.487,32) Alman Markı'ndan daha fazla bir talepte bulunulması mümkün değildir. Davalı banka ise, hesap cüzdanının sahteliğini savunmadığına göre (5.487,32) Alman Markı'nın cüzdanda herhangi bir işlem görünmeden (398,66) Alman Markı'na nasıl düştüğünü kanıtlamak zorundadır. Bu konuda ki ispat yükü davalı bankaya aittir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacılara ait hesap cüzdanında en son kayıt olan (5.487,32) Alman Markı'nın nasıl (398,66) Alman Markı'na düştüğünü ispat etmesi ve bu arada gerçekleşen hesap hareketleriyle ilgili geçerli delil ibraz etmesi için davalı bankaya süre verilmesi, gerekirse davalı banka defter ve kayıtları üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklana nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy