(2004 S. K. m. 67) (CMR m. 30, 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.03.2004 tarih ve 2003/47-2004/136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 27.09.2005 gününde davacı ve karşı davalı avukatı Süleyman Arslan ile davalı ve karşı davacı avukatı Süleyman Göçer gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı (K.Davalı) vekili, müvekkili ile davalının Kuzey İtalya'dan Türkmenistan şantiyesine nakledilecek ağaç fidanlarının taşınması için anlaştıklarını, taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak ödeme yapılmamasına rağmen 9 araçla yükün Ankara gümrüğüne getirildiğini, burada tarafların yeniden bir araya gelerek sözleşmeyle taşıma kurallarını belirlediklerini, müvekkilinin taşıma ücreti alacağından bakiye 20.000 USD, gümrük işlemlerinden doğan masraflarına ilişkin olarak 4448 USD alacağının birikmiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, davalı (k.davacının) iddia ettiği gibi bir gecikme olmadığı gibi, hasarında bulunmadığını belirterek, davalı (k.davacı)'nın takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı (K.Davacı) vekili, taraflar arasındaki sözleşme gereği (4448) USD masrafın yükleniciye ait olduğunu, yine sözleşme gereği İtalya-Aşkabat teslimatının 17 günde gerçekleştirileceğinin, gecikme halinde beher gün için 500 USD ceza ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı (k.davalının) 9 araçta toplam 55 gün gecikmesinin söz konusu olup, toplam 27.500 USD ceza-i şart ödemek zorunda bulunduğunu, yine 1935 USD tutarındaki hasarında davacı sorumluluğunda olduğunu belirterek, asıl davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatının davacı (k.davalıdan) tahsiline karar verilmesini, karşı davasında ise 9435 USD alacağın faiziyle birlikte davacı (k.davalıdan) tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacı taşıyan firmanın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde 20.000 USD bakiye taşıma ücretine hak kazandığı, davacının talep ettiği 4448 USD tutarındaki gümrük, yükleme ve boşaltma masraflarının sözleşmenin 2/1.maddesi uyarınca yükleniciye ait olduğu, davacının toplam 5 gün gecikmeyle malı teslim ettiği, sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şartın araç başına değil, gün hesabına dayalı bulunduğu, davalı (k.davacı) tarafından emredici nitelikteki CMR 41. ve 30. maddeleri uyarınca öngörülen 7 günlük sürede hasar ihbarında bulunulmadığı gibi, hasar olgusunun da kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı (k.davacının) icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin 20.000 USD'ye takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle devamına, icra inkar ve kötü niyet tazminatı isteminin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 45.000 USD alacağın faiziyle birlikte davacı (k.davalıdan) tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince ayrı, ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasındaki tarihsiz sözleşmede kararlaştırılan gecikme halindeki cezai şartın BK'nun 18.maddesi uyarınca araç başına değil, gün bazında kararlaştırıldığının açık olmasına, davacı vekilinin dava dilekçesinde cezai şartın araç başına kararlaştırıldığı yönündeki ifadesinin sözleşme hükmü karşısında bağlayıcılığından söz edilemeyeceği gibi, bilahare davacı vekilince sözleşmenin anılan hükmünün farklı yorumlanmış bulunmasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, davacı (k.davalı) taşıyıcının gecikme süresi 5 gün olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasındaki sözleşme hükmü dikkate alındığında davalı (k.davacı) yararına toplam 2500 USD'ye hükmedilmesi gerekirken, yapılan maddi hata sonucu 4500 USD'ye hükmedilmesi yanlış olduğundan kararın davacı (k.davalı) yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davalı (k.davacı) davasında, toplam 1935 USD mal hasarının davalı taşıyıcının sorumluluk alanında gerçekleştiğini ileri sürerek, bu miktarın dahi davacı (k.davalı)'dan tahsilini talep etmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hasar ihbarının CMR'nin 41. ve 30. maddeleri uyarınca 7 günlük süresinde yapılmadığı kabul edilerek istemin reddine hükmedilmiş ise de, dosyada mevcut 14.12.2002 tarihli davacı faksının hasar ihbarı mahiyetinde olup olmadığı gerek anılan bilirkişi raporunda, gerekse karar yerinde değerlendirilip tartışılmış değildir. Bu durumda mahkemece, anılan faksın hasar ihbarı niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı (k.davacı) yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle taraflar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı (k.davalı), 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (k.davacı) yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak, yek diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy