(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kocaeli Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.11.2003 tarih ve 2001/921-2003/719 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilini üyesi olduğu davalı kooperatiften parasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle ihraç edildiğini, yaptığı ödemeler ile bağımsız bölüm için yaptığı harcamaların iade edilmediğini ileri sürerek şimdilik 6.000.000.000 TL.nin fesih tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Genel Kurul kararı ile ihraç edilen davacının parasının mahkeme kararı ile banka hesabına yatırıldığını, uzun süre adresi belli olmayan davacının tespit yaptırarak para talep etmesinin iyi niyetli sayılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının kooperatife 1.108.000.000 TL. aidat ödediği, davalı tarafından 691.125.000 TL.nin iade edildiği, ancak kalan kısmın ödendiğinin kanıtlanamadığı, davacı tarafından iyiniyetle yapılan dava konusu bağımsız bölümdeki faydalı masrafların istenebileceği gerekçesiyle 3.416.875.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından ihraç edilen davacının ayrılma payı ile kooperatife ait bağımsız bölüme yaptığı masrafların tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, karara esas alınan bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Kooperatif ortaklığından ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktardan genel giderlerin düşülmesi ile belirlenecek olan ayrılma payını alabilecektir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. maddesi ile tip ana sözleşmenin 15.maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosunun genel kurulca kabulünden bir ay sonra muaccel olur.
Öte yandan davacı devir yoluyla aldığı kooperatife ait bağımsız bölüme birtakım masraflar yaptığını iddia etmekte ise de tanık beyanlarından davacının aidatlarını eksik ödemek suretiyle kooperatif hesabına harcama yaptığı anlaşılmaktadır. Ayrıca kooperatif genel kurulunda dairelerin iç kısmına ait petek, kombi, musluk, elektrik düğmesi, mutfaklar, içkapı camlarının üyeler tarafından yapılması kararlaştırılmıştır.
Bu durumda mahkemece, uzman bilirkişi kurulundan kooperatif kayıtları ve taşınmaz üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davacının ihraç edildiği yılın bilançosuna göre payına düşen miktardan genel giderlerin düşülmesi suretiyle ayrılma payı tespit ettirilmeli ayrıca, ödediği aidat bedellerinin aynı durumdaki diğer ortaklara göre eksik olup olmadığı üzerinde durulup, genel kurul kararı ile tanık beyanları da gözetilerek masrafların faydalı veya zaruri olup olmadığı ile malzeme ve işçilik bedelleri ayrı ayrı belirlenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy